Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi: Şartları, Riskleri ve Fesih Halleri
Taşınmaz & Gayrimenkul Hukuku

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi: Şartları, Riskleri ve Fesih Halleri

01 Temmuz 2026 6 dk okuma Av. Mert Yaka Av. Mert Yaka
Okumaya Devam Et
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi: Şartları, Riskleri ve Fesih Halleri

Arsasını değerlendirmek isteyen mülk sahibi ile inşaat yapmak isteyen müteahhidi buluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kentsel dönüşümün de en yaygın aracıdır. Model basit görünür: arsa sahibi arsa payını verir, müteahhit karşılığında daire teslim eder. Oysa bu sözleşme, hukuken iki ayrı sözleşmeyi içinde barındıran karmaşık bir yapıdır ve yanlış kurgulandığında arsa sahibini ağır risklerle baş başa bırakır.

Bu yazıda kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki niteliğini, geçerlilik şartı olan resmî şekli, tarafların borçlarını, arsa sahibi açısından başlıca riskleri, üçüncü kişiye satış sorununu, feshin geriye ve ileriye etkisini ve görevli mahkemeyi baştan sona değerlendiriyoruz.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir? Hukuki Niteliği

Kat karşılığı (arsa payı karşılığı) inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin arsasının belirli bir payını müteahhide devretmesi, müteahhidin de karşılığında inşa ettiği bağımsız bölümlerden bir kısmını arsa sahibine teslim etmesi esasına dayanır. İki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve karma bir sözleşmedir.

Karma olmasının sebebi, içinde iki ayrı sözleşme tipini barındırmasıdır: müteahhidin inşaat yapma borcu bakımından eser sözleşmesi (TBK m.470 ve devamı), arsa payının devri bakımından ise taşınmaz satış vaadi. Bu nedenle uyuşmazlıklarda eser sözleşmesinin hükümleri uygulanır; aynı zamanda taşınmaz devrine ilişkin kurallar da devreye girer.

Geçerlilik Şartı: Resmî Şekil ve Tapu Şerhi

Sözleşme taşınmaz devri vaadi içerdiğinden, sıradan bir sözleşme gibi yapılamaz. Geçerli olabilmesi için resmî şekle uyulması; yani noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Üstelik sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edilmesi, arsa sahibinin ve hak sahiplerinin korunması açısından büyük önem taşır.

Adi yazılı bir kâğıtla ya da sözlü olarak yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kural olarak geçersizdir. Ancak Yargıtay, edimlerin önemli ölçüde yerine getirildiği bazı durumlarda, geçersizliğin ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı bulabilmektedir. Yine de güvenli olan, sözleşmeyi baştan resmî şekilde ve tapu şerhiyle kurmaktır.

Tarafların Borçları

Sözleşme, iki tarafın edimini karşılıklı ve birbirine bağlı kılar. Bir tarafın ifası, diğerinden beklenebilir hâle gelir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde tarafların borçları: arsa sahibi arsa payını devreder, müteahhit projeye uygun inşaatı yapıp daireleri teslim eder

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde karşılıklı borç yapısı.

Müteahhidin temel borcu, inşaatı onaylı projeye, ruhsata ve tekniğe uygun biçimde yapıp kararlaştırılan süre içinde teslim etmektir. Arsa sahibinin borcu ise kararlaştırılan arsa payını müteahhide devretmektir. Bu devir genellikle inşaatın ilerleyişine bağlanır; çünkü arsa payının tamamının baştan devri, arsa sahibi için ciddi bir güvence kaybı yaratır.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Riskleri

Sözleşmenin en kritik yönü, arsa sahibinin maruz kaldığı risklerdir. Bu riskler çoğu zaman sözleşme imzalanırken değil, inşaat sürecinde ortaya çıkar.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi riskleri: müteahhidin işi yarım bırakması, daireleri üçüncü kişilere satması, ayıplı veya kaçak yapı, gecikme

Arsa sahibi açısından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin başlıca riskleri.

Başlıca riskler şunlardır: müteahhidin inşaatı yarım bırakması ya da hiç başlamaması, kendisine düşen daireleri henüz inşaat bitmeden üçüncü kişilere satması, projeye veya ruhsata aykırı kaçak yapı yapması, ayıplı ve eksik imalat ve teslim süresinde temerrüde düşmesi. Bu risklerin önemli bölümü, arsa payının erken ve güvencesiz devredilmesinden kaynaklanır.

Bu nedenle sözleşmede teminat mekanizmalarının kurulması büyük önem taşır: arsa payının kademeli devri, ipotek veya teminat senedi, kat irtifakının zamanlaması ve gecikme için cezai şart gibi. Bu güvenceler kurulmadan imzalanan bir sözleşme, sorun çıktığında arsa sahibini büyük ölçüde korumasız bırakır.

Üçüncü Kişiye Satış Riski: Arsa Payı Devredilirse Ne Olur?

Bu alandaki en kritik risk, yükleniciye devredilen arsa payının üçüncü kişilere geçmesidir. Tapu siciline güven ilkesi gereği, yükleniciye devredilen taşınmazı ondan devralan iyiniyetli üçüncü kişilerin kazanımı kural olarak korunur; sözleşmenin feshi ya da geçersizliği bu kazanımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bunun pratik sonucu nettir ve arsa sahibi açısından dikkat çekicidir: müteahhide devredilen arsa payı üzerinden üretilen daireler, durumu bilmeyen iyiniyetli alıcılara satıldıysa, arsa sahibi sözleşmeyi feshetse dahi o daireleri aynen geri alamayabilir; talebi tazminata dönüşebilir. Bu karar, arsa payının ne zaman ve hangi güvencelerle devredileceği sorusunu, sözleşmenin en hayati maddesi hâline getirir.

Sözleşmenin Feshi: Geriye mi, İleriye mi Etkili?

Müteahhidin temerrüdü sonucu yarım kalmış, durmuş bir betonarme inşaat şantiyesi

İnşaatın yarım kalması, feshin geriye mi ileriye mi etkili olacağını gündeme getirir.

Müteahhit kusuruyla işi zamanında bitirmeyip temerrüde düşerse, arsa sahibi sözleşmeyi sona erdirmek isteyebilir. Burada belirleyici soru, feshin geçmişe mi yoksa geleceğe mi etkili olacağıdır; çünkü bu, yarım kalan inşaatın akıbetini doğrudan belirler.

Durum

Feshin etkisi

Sonuç

İnşaat düşük oranda tamamlanmış

Geriye etkili (dönme)

Taraflar aldıklarını iade eder

İnşaat büyük oranda tamamlanmış

İleriye etkili (fesih)

Yapılan kısım korunur, tasfiye edilir

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 25.01.1984 tarihli kararı, müteahhidin temerrüdü nedeniyle yapılan feshin Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini; ancak olayın niteliği haklı kılıyorsa, dürüstlük kuralı (TMK m.2) gözetilerek sözleşmenin ileriye etkili sonuç doğurabileceğini kabul eder. Uygulamada inşaat ileri derecede tamamlanmışsa, yapının yıkılması yerine ileriye etkili fesih tercih edilir.

Fesih Nasıl Yapılır?

Önemli bir yanlış anlama, sözleşmenin tek taraflı bir bildirimle kolayca feshedilebileceğidir. Oysa kural olarak, taraflar anlaşamadığında kat karşılığı inşaat sözleşmesi mahkeme kararıyla feshedilir. Arsa sahibi, müteahhide uygun bir süre vererek temerrüde düşürür; bu süre sonunda da edim yerine getirilmezse, fesih ve sonuçları için mahkemeye başvurur.

Bu süreçte noter aracılığıyla çekilen ihtarlar, sürelerin ve temerrüdün ispatı açısından önemlidir. Temerrüt usulüne uygun kurulmadan açılan fesih davası, beklenen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle ihtar, süre ve temerrüt zincirinin doğru kurulması, davanın temelini oluşturur.

Gecikme, Cezai Şart ve Tazminat

Sözleşmede gecikme için cezai şart kararlaştırılmışsa, müteahhit teslimi geciktirdiğinde bu cezai şart işler. Ayrıca arsa sahibi, daireleri zamanında teslim alamadığı için kira kaybı tazminatı da talep edebilir; çünkü teslim gecikmesi, arsa sahibini elde edeceği kira gelirinden yoksun bırakır.

Cezai şart ile gerçek zararın ilişkisi, somut olaya göre değerlendirilir. Kararlaştırılan cezai şart fahişse, mahkemenin indirim yetkisi gündeme gelebilir. Bu nedenle sözleşmedeki cezai şart ve tazminat hükümlerinin dengeli ve uygulanabilir biçimde kurulması önemlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın taraflarına ve talebin niteliğine göre belirlenir. Uygulamada arsa sahibi ile yüklenici arasındaki birçok uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmakla birlikte, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması hâlinde Asliye Ticaret Mahkemesi görevi de gündeme gelebilir. Buna karşılık, müteahhitten bağımsız bölüm satın alan ve tüketici konumunda bulunan kişiler bakımından Tüketici Mahkemesi görevli olabilir.

Yetki bakımından, taşınmazın aynına ilişkin talepler taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Örneğin kentsel dönüşümün yoğun olduğu Adana gibi yargı çevrelerinde, bu davalar asliye hukuk mahkemelerinin önemli iş yükünü oluşturur. Davanın türü ve talebin niteliği, görevli mahkemenin doğru belirlenmesini gerektirir.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Sık Yapılan Hatalar

  1. Arsa payını baştan tümüyle devretmek. Doğrusu, devri inşaatın ilerleyişine bağlamak ve teminat almaktır.

  2. Sözleşmeyi resmî şekilde yapmamak. Noterde düzenleme ve tapu şerhi olmadan kurulan sözleşme geçersizlik riski taşır.

  3. Tek taraflı fesih sanmak. Taraflar anlaşamazsa sözleşme kural olarak mahkeme kararıyla feshedilir.

  4. Üçüncü kişiye satış riskini görmezden gelmek. Tapu siciline güven ilkesi gereği iyiniyetli alıcıların kazanımı kural olarak korunur; bu da güvencesiz devri tehlikeli kılar.

  5. Cezai şart ve gecikme tazminatını eksik düzenlemek. Gecikmeye karşı cezai şart ve kira kaybı hükümleri baştan kurulmalıdır.

Sonuç

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, basit göründüğü kadar riskli bir hukuki yapıdır; içinde hem eser sözleşmesi hem taşınmaz devri vaadi barındırır. Geçerliliği resmî şekle bağlıdır; arsa sahibinin asıl koruması ise arsa payının kademeli devri ve teminatlardır. Üçüncü kişiye satış riski, arsa payının hangi güvencelerle devredileceğini sözleşmenin en hayati maddesi hâline getirir. Fesihte ise tamamlanma oranı belirleyicidir ve sözleşme kural olarak mahkeme kararıyla sona erer. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut durumunuz için bir hukuk profesyoneline danışmanız önerilir.

Kaynakça

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.470-486 eser sözleşmesi, m.123-126 temerrüt)

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.2 — dürüstlük kuralı) ve 2644 sayılı Tapu Kanunu

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (tüketici işlemi yönünden)

  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı: 25.01.1984 (kat karşılığı inşaat sözleşmesinde fesih)

Sık Sorulan Sorular

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nasıl yapılır?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz devri vaadi içerdiğinden resmî şekle tabidir; noterde düzenleme şeklinde yapılması ve tapuya şerh edilmesi gerekir. Adi yazılı ya da sözlü olarak yapılan sözleşme kural olarak geçersizdir.
Müteahhit işi bitirmezse sözleşme nasıl feshedilir?
Müteahhit kusuruyla temerrüde düşerse, kural olarak taraflar anlaşamazsa sözleşme mahkeme kararıyla feshedilir. İnşaatın tamamlanma oranı düşükse fesih geriye etkili, büyük oranda tamamlanmışsa Yargıtay uygulamasında ileriye etkili sonuç doğurur.
Müteahhit daireleri üçüncü kişilere satarsa ne olur?
Yargıtay'ın 16.05.2025 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, yükleniciye devredilen taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişilere satılmış ya da ipotek edilmişse, sözleşmenin feshi ileri sürülse bile bu kişilerin kazanımları korunur. Bu nedenle arsa payının güvencesiz devri büyük risk taşır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyuşmazlıklarında görevli mahkeme hangisidir?
Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Daire alan tüketici konumundaki kişiler bakımından ise Tüketici Mahkemesi görevli olabilir.
#Taşınmaz&GayrimenkulHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Ayrıntılar: KVKK Aydınlatma Metni.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler