Sigorta Hukuku
Sigorta & Reasürans Hukuku
Sigorta Hukuku, sigortacılık faaliyetlerinde meydana gelen hataları, ihlalleri ve hukuki anlaşmazlıkları tespit etmek, önlemek ve çözmek için belirlenen norm ve uygulamaların bütünüdür. Bu hukuk dalı, sigortacının bir riskin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkabilecek ekonomik sonuçları üstlenerek, sigorta sözleşmelerinden doğan hak ve yükümlülükleri belirler.
Sigorta uygulamalarından kaynaklanan hukuki ihtilafların temelinde, sigorta sözleşmesinin kapsamının belirlenmesi, riskin gerçekleşip gerçekleşmediği veya ne zaman gerçekleştiği, kötü niyet, kusur durumu ve kusurlu şahıslardan tahsil edilmesi gibi konular yer alır.
Sigortacılık sektörü, ülkemizdeki hukuk sisteminde en dinamik ve değişken sektörlerden biridir. Bu nedenle, sigortacılık mevzuatı sürekli olarak değişmekte ve güncellenmektedir. Poliçe genel şartları, tazminat hesaplama teknikleri, risk tanımı ve kusur sorumlulukları sürekli değişmektedir. Bu durumda, gerçek ve tüzel kişilerin, sigorta hukukundan kaynaklanan haklarını savunmak ve elde etmek için sigorta hukukuna ilişkin davalarda faaliyet gösteren bir avukattan yardım almaları son derece önemli hale gelmiştir.
Trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davaları ( sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu durumlarda. ), trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini davaları (sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu durumlarda), emeklilik sigortası, hayat sigortası ve sağlık sigortası kapsamından doğan alacak ve tazminat davaları, sigorta sözleşmelerinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden doğan davalar, yangın, deprem, sel gibi doğal afetler sonucu oluşan sigorta alacak ve tazminat davaları, kasko, havacılık sigortası, deniz sigortası gibi sigortalarla ilgili itilaf davaları, zarar sigortaları ve zorunlu mali sorumluluk sigortalarından doğan anlaşmazlıklarla ilgili davalar, sigorta hukukunu ilgilendiren bazı dava türleridir.
Mert Yaka Hukuk Bürosu, başta Adana olmak üzere Türkiye genelinde sigorta hukukuna ilişkin uyuşmazlık ve davalarda, müvekkillerin hukuki ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hukuki faaliyetler yürütmekte, ileride oluşabilecek sorumlulukların önlenmesine yönelik önleyici danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.
Bu kapsamda verdiğimiz hizmetler;
- Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davaları
- Trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini davaları
- Emeklilik sigortası, hayat sigortası ve sağlık sigortası kapsamından doğan alacak ve tazminat davaları
- Sigorta sözleşmelerinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden doğan davalar
- Yangın, deprem, sel gibi doğal afetler sonucu oluşan sigorta alacak ve tazminat davaları
- Kasko, havacılık sigortası, deniz sigortası gibi sigortalarla ilgili itilaf davaları
- Zarar sigortaları, zorunlu mali sorumluluk sigortalarından doğan anlaşmazlıklarla ilgili davalar
- Aile Hukuku
- Ceza Hukuku
- Taşınmaz & Gayrimenkul Hukuku
- İş & Sosyal Güvenlik Hukuku
- Tazminat Hukuku
- Sigorta Hukuku
- Ticaret Hukuku
- İcra Hukuku
- İdare Hukuku
- Tüketici Hukuku
- Yabancılar Hukuku
Hizmet Konuları
Bu alanda sunduğumuz hukuki hizmetler
Süreç Adımları
Davanın başlangıcından sonuna kadar izlenen yol
Poliçe ve hasar dosyası incelemesi
Sigorta şirketine zarar bildirimi
Tahkim komisyonuna başvuru
Bilirkişi raporu sürecinin takibi
Karar ve uyuşmazlığın çözümü
Olası icra takibi
Sıkça Sorulan Sorular
En çok merak edilen konuların yanıtları
Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, sigorta şirketinin komisyona üye olması hâlinde başvurulabilir. Zorunlu sigortalarda ise şirketin üyeliği aranmaz.
Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve talebin kısmen ya da tamamen reddedilmesi veya yasal sürede cevap verilmemesi gerekir. Bu adım atlanırsa başvuru usulden reddedilir.
Kanunda belirlenen tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; belirli tutarı aşan kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Karar, kesinleştiğinde icraya konulabilir.
Ret gerekçesi yazılı olarak istenmeli, poliçe genel ve özel şartları ile teminat dışı hâller karşılaştırılmalıdır. Belirsiz veya yoruma açık hükümler kural olarak sigortalı lehine yorumlanır.
Sigorta sözleşmesinden doğan taleplerde kural olarak iki yıllık zamanaşımı uygulanır; sigorta tazminatına ilişkin bazı taleplerde bu süre daha uzundur. Süre, poliçe türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İlgili Makaleler
Bu alanda yayımladığımız son makaleler
Bu alanda destek için iletişime geçin.
Dosyanıza özgü değerlendirme ve hukuki süreç planlaması yapılır.