
Bir yabancı, Türkiye'ye girişte sınır kapısından geri çevrildiğinde veya ikamet izni başvurusu reddedildiğinde çoğu zaman aynı cümleyle karşılaşır: "Sisteminizde tahdit kodu var."
Bu kodlar, yabancının Türkiye'ye girişine veya ülkede kalışına getirilen kısıtlamaları gösteren kayıtlardır. Hukuki dayanakları 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun giriş yasağı ve sınır dışı etmeye ilişkin hükümleridir. Ancak kodların harf-rakam karşılıkları Resmî Gazete'de yayımlanmış bir listede yer almaz; kod sistemi idari uygulama içinde şekillenmiştir.
Bu ayrım makale boyunca korunacaktır: kanuni çerçeve ile kod karşılıkları farklı güven düzeyine sahiptir. Aşağıda kodların hukuki niteliği, üç yaygın kodun anlamı, kaldırma yolları ve en çok karıştırılan nokta olan yedi gün ile altmış gün süre farkı ele alınıyor.
Güncel durum (Eylül 2026): 6458 sayılı Kanun'un sınır dışı etme kararına karşı yargı yolunu düzenleyen 53. maddesi Kasım 2024'te 7533 sayılı Kanun'la değiştirildi; buna göre dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı, rızası dışında sınır dışı edilmez. Giriş yasağı ve tahdit kodu hükümlerinde ise bir değişiklik yapılmadı. 7571 sayılı Kanun (R.G. 25/12/2025-33118) yabancılara mobil hat tahsisi ve kimlik teyidi konusunda düzenleme getirdi, tahdit kodu sistemine dokunmadı. Kodların karşılıkları için kamuya açık resmî bir liste bulunmadığından aşağıdaki açıklamalar uygulamadaki ortak kabule dayanır; kendi kodunuzun karşılığını İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nden yazılı olarak istemek en sağlıklı yoldur.
Tahdit Kodunun Hukuki Dayanağı Nedir?
6458 sayılı Kanun, yabancıların Türkiye'ye girişi, kalışı ve sınır dışı edilmesine ilişkin çerçeveyi kurar. Konuyla doğrudan ilgili hükümler şunlardır:
Madde 9, Türkiye'ye giriş yasağı konulmasına ilişkin yetkiyi düzenler.
Madde 54, hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacağını sayar.
Madde 53, sınır dışı etme kararının tebliği ve buna karşı başvuru yolunu düzenler.
Madde 55, sınır dışı edilemeyecek kişileri belirler.
Tahdit kodu, bu hükümler uyarınca alınan kararların ve değerlendirmelerin bilişim sistemine işlenmiş hâlidir. Kodu fiilen sisteme işleyen birimler İl Göç İdaresi Müdürlükleri, Göç İdaresi Başkanlığı ve sınır kapısı görevlileridir; güvenlik temelli kodlarda Emniyet kayıtları da beslenir.
Hukuki nitelik bakımından yerleşik kabul şudur: tahdit kodu, idarenin tek yanlı iradesiyle tesis ettiği ve yabancının hukuki durumunda değişiklik yaratan icrai bir idari işlemdir. Bu nitelik, kodun iptal davasına konu edilebilmesinin dayanağıdır.
G-87, Ç-113 ve V-87 Kodları Ne Anlama Geliyor?
En sık karşılaşılan üç kodun uygulamadaki karşılıkları şöyledir:
Kod | Karşılığı |
|---|---|
G-87 | Genel güvenlik bakımından risk değerlendirmesi |
Ç-113 | Yasa dışı yollarla giriş veya çıkış yapmak ya da teşebbüs etmek |
V-87 | Gönüllü geri dönüş yapan geçici koruma sahibi |
G-87, adli bir mahkûmiyete bağlı değildir. İstihbarat ve kolluk değerlendirmesine dayanır; bu nedenle yabancı çoğu zaman hangi somut olaya dayanıldığını bilmez. Sonuçları ağırdır: ülkeye giriş yasağı, ikamet ve çalışma izni başvurularının reddi, sınır dışı etme kararı. Uygulamada bu kod kendiliğinden düşmez.
Ç-113, yasa dışı giriş veya çıkışla ilgilidir. Bu koda bağlı giriş yasağının süresi somut karara göre belirlenir ve uygulamada idari para cezasının ödenip ödenmediği de süreyi etkileyebilir. Kanunun koyduğu üst sınır ise bellidir: 6458 sayılı Kanun m.9/3 uyarınca giriş yasağının süresi beş yılı geçemez; kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit hâlinde Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha uzatılabilir. Somut süre için İl Göç İdaresi'nden yazılı teyit alınması gerekir.
V-87, üç kod arasında en az tartışmalı olanıdır. Geçici koruma statüsündeki bir kişinin kendi isteğiyle ülkesine dönmesi hâlini kayıt altına alır.
Bu üç kodun dışında uygulamada onlarca kod daha anılmaktadır. Bu kodları sayan listeler resmî değildir ve çoğu birbirinden kopyalanmıştır. İnternette dolaşan geniş kod listelerine dayanarak hukuki strateji kurulması doğru değildir.
Tahdit Kodu Nasıl Öğrenilir?
Kanun, giriş yasağı kararının yabancıya sınır kapısında veya valilikçe tebliğ edilmesini öngörür (6458 sayılı Kanun m.10). Uygulamada ise kod çoğu zaman sisteme işlenir ve yabancı varlığını genellikle bir işlemle karşılaştığında öğrenir:

Kodun varlığı çoğu zaman sınır kapısında ortaya çıkar.
Sınır kapısında girişin reddedilmesi: En sık karşılaşılan öğrenme yolu.
İkamet izni başvurusunun reddi: Ülke içinde bulunan yabancılar bakımından yaygın.
Çalışma izni başvurusunun reddi.
Vize başvurusunun reddi.
İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne yapılan yazılı başvuru: Kendi kaydını öğrenmek isteyen kişinin doğrudan başvurabileceği yol.
Bu nokta pratikte önemlidir çünkü "kod yalnızca havalimanında öğrenilir" yönündeki yaygın kanı eksiktir. Türkiye'de bulunan ve ikamet başvurusu reddedilen bir yabancı da kodunu bu yolla öğrenir ve dava süresi o andan itibaren işlemeye başlar.
Yedi Gün mü, Altmış Gün mü? En Kritik Ayrım
Bu konudaki en yaygın hata, iki ayrı idari işlemin ve iki ayrı sürenin birbirine karıştırılmasıdır.

Sınır dışı kararında 7 gün, tahdit kodunda 60 gün işler.
İşlem | Görevli mahkeme | Dava/başvuru süresi | Yürütmenin durması |
|---|---|---|---|
Sınır dışı etme kararı | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 7 gün | Dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez (rızası saklı) |
Tahdit kodu / giriş yasağı | İdare mahkemesi | 60 gün (genel İYUK süresi) | Ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir |
6458 sayılı Kanun'un 53. maddesi, sınır dışı etme kararına karşı yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulmasını öngörür. Bu, İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki altmış günlük genel süreden kısaltılmış özel bir süredir. Aynı madde, dava açılması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının rızası olmadan sınır dışı edilemeyeceğini düzenler; yani otomatik bir koruma sağlar.
Tahdit kodunun veya giriş yasağının iptali ise bu özel rejime tabi değildir. Burada İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır ve dava açma süresi altmış gündür. Bu davada yürütmenin durdurulması kendiliğinden gerçekleşmez; ayrıca talep edilmesi ve mahkemece karar verilmesi gerekir.
Ayrımın pratik sonucu şudur: hakkında hem sınır dışı kararı hem tahdit kodu bulunan bir yabancı, yedi günlük süreyi beklerken kaybedemez. Sınır dışı kararına karşı yedi gün içinde başvurulmalı, tahdit kodunun iptali ise ayrı bir dava olarak altmış günlük süre içinde açılmalıdır.
Tahdit Kodu İptal Davası: İzlenecek Yol
Kaydın öğrenilmesi ve belgelendirilmesi: İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nden yazılı bilgi veya ret kararının örneği alınır. Adana'da ikamet eden bir yabancı bakımından başvuru, Adana İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne yapılır. Dava süresinin başlangıcı bu belgeyle ortaya konur.
Kodun dayandığı sebebin tespiti: Hangi olaya dayanıldığı sorulur. Gerekçenin öğrenilememesi, davada sebep unsuru yönünden ileri sürülecek bir husustur.
İdari başvuru: Tahdit kodunun veya giriş yasağının kaldırılması, geri alınması ya da değiştirilmesi için İYUK m.11 kapsamında işlemi tesis eden makamın üst makamına; üst makam bulunmaması hâlinde işlemi tesis eden makama başvurulabilir. İl Göç İdaresi Müdürlüğünce tesis edilen işlemlerde başvuru Göç İdaresi Başkanlığına yöneltilebilir. Dava açma süresi içinde yapılan bu başvuru, işlemekte olan dava açma süresini durdurur. Başvurunun reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde kalan dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
İptal davası: Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Dava, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren altmış gün içinde açılır.
Yürütmenin durdurulması talebi: Dilekçede ayrıca ileri sürülür; telafisi güç zararın somut olarak ortaya konması gerekir.
Yargılama: Mahkeme, idarenin savunması ve kodun dayandığı bilgi ve belgeler üzerinden işlemin sebep unsurunu denetler.
Kararın uygulanması: İptal kararının idareye tebliği üzerine kararın gereğinin gecikmeksizin yerine getirilmesi ve tahdit kaydının sistemden çıkarılması gerekir.
Davada ileri sürülebilecek başlıca hukuka aykırılık sebepleri: kodun dayandığı somut olgunun bulunmaması, gerekçenin denetlenebilir biçimde ortaya konmaması, ölçülülük ilkesine aykırılık ve aile birliği ile çocuğun üstün yararının gözetilmemesi.

Kodu öğrenmekten kaydın silinmesine kadar izlenen yol.
Tahdit Kodu Varken Türkiye'de Kalmak Mümkün mü?
6458 sayılı Kanun, belirli hâllerde istisna öngörür.
Madde 46, insani ikamet izni verilebilecek durumları düzenler. Çocuğun üstün yararının söz konusu olması, sınır dışı etme veya giriş yasağı kararının fiilen uygulanamaması, ülkeden ayrılışın makul biçimde beklenememesi, göç işlemlerine karşı yargı yolunun devam etmesi bu hâller arasındadır.
Madde 55, sınır dışı edilemeyecek kişileri belirler. Bu maddenin koruma alanı ölüm cezası veya işkence riski bulunan kişiler, seyahatin sağlık durumu bakımından ciddi tehlike doğurduğu hâller ile insan ticareti ve şiddet mağdurları gibi durumlardır. Çocuğun üstün yararı ve aile birliği vurgusu ise ağırlıklı olarak madde 46 kapsamındaki insani ikamet izni değerlendirmesine aittir; iki madde farklı işlevler görür.
Uluslararası koruma başvurusunda bulunulması da ayrı bir rejim doğurur ve başvuru sonuçlanıncaya kadar işlem yapılmasını sınırlar.
Bu istisnalar kodun kaldırılması anlamına gelmez. Kod sistemde kalmaya devam ederken kişinin ülkede kalışına imkân tanırlar. Aynı şekilde, bazı hâllerde verilen meşruhatlı vize de kodu silmez; tek seferlik bir giriş imkânı sağlar.
Anayasa Mahkemesi Bu Konuya Nasıl Bakıyor?
Bireysel başvuru yolunun bu alandaki sınırı, güncel bir kararla görülebilir.
Türkiye'ye girişi bir tahdit kodu gerekçesiyle engellenen bir başvurucunun yaptığı bireysel başvuruda, Anayasa Mahkemesi 1 Temmuz 2026 tarihli kararıyla başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Gerekçe, ileri sürülen adil yargılanma hakkı ve yerleşme hürriyeti iddialarının Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanına girmemesidir. Mahkeme esasa ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır.
Bu kararın pratik anlamı şudur: giriş yasağı ve tahdit kodu uyuşmazlıklarında asıl yol idare mahkemesidir. Bireysel başvurunun bu tür uyuşmazlıklarda esastan incelenmesi beklenmemelidir. Aile hayatına saygı hakkı gibi Sözleşme kapsamındaki bir hakka dayanıldığında değerlendirme farklılaşabilir; ancak salt giriş hakkına dayanan başvurular kapsam dışı kalmaktadır.
Dava Süresi Ne Zaman Başlar? Tebliğ Edilmeyen İşlemin Sorunu
Tahdit kodunun idari işlem niteliği ve dava edilebilirliği konusunda hukuk çevrelerinde görüş birliği vardır. Asıl belirsizlik başka noktadadır: kanun giriş yasağının tebliğini zorunlu tutsa da uygulamada tebliğ çoğu zaman yapılmadığından, altmış günlük süre ne zaman işlemeye başlar?
İdari Yargılama Usulü Kanunu, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi esas alır; bildirimin yapılmadığı hâllerde öğrenme tarihi devreye girer. Giriş yasağı usulüne uygun tebliğ edilmişse süre tebliğden işler; tebliğ yapılmamışsa süre fiilen kodun öğrenildiği ana bağlanır ve tebliğ eksikliği ayrıca bir hukuka aykırılık sebebi olarak ileri sürülebilir.
Bu, iki yönlü bir belirsizlik yaratır. Yabancı bakımından, kodun varlığını yıllar sonra öğrenmesi hâlinde sürenin o tarihten başlaması lehinedir. İdare bakımından ise, kişinin daha önce bir ret kararıyla karşılaşmış olması "öğrenme" sayılabilir ve süre çok daha erken başlatılabilir.
Pratik sonuç: öğrenme anının belgelenmesi kritik önemdedir. Sınır kapısındaki ret tutanağı, ikamet başvurusunun ret kararı veya Göç İdaresi'nden alınan yazılı cevap, sürenin başlangıcını ispatlayan belgelerdir. Bu belge olmadan açılan davada süre itirazıyla karşılaşma riski yüksektir.
Sık Yapılan Yedi Hata
Sınır dışı kararı ile tahdit kodunu aynı sürede sanmak: Sınır dışı kararına karşı yedi gün, tahdit kodunun iptali için altmış gün. Karıştırma hak kaybına yol açar.
İnternetteki kod listelerine güvenmek: Bu listeler resmî değildir. Doğrusu: İl Göç İdaresi'nden yazılı bilgi istenir.
Öğrenme tarihini belgelememek: Süre itirazıyla karşılaşılır. Doğrusu: ret kararı veya yazılı cevap dosyaya konur.
Yürütmenin durdurulmasını talep etmemek: Tahdit kodu davasında durdurma kendiliğinden olmaz.
Meşruhatlı vizeyle kodun kalktığını sanmak: Vize tek seferlik giriş sağlar, kaydı silmez.
İdari başvuruyu beklerken dava süresini kaçırmak: İdari başvuru zorunlu ön şart değildir; cevap beklenirken dava süresi kaçırılmamalıdır.
Gerekçe sorulmadan dava açmak: Kodun dayandığı sebep bilinmeden hukuka aykırılık iddiası somutlaştırılamaz.
Sonuç
Tahdit kodu dosyalarında iki tespit her şeyden önce gelir: hangi işlemin söz konusu olduğu ve sürenin ne zaman başladığı. Sınır dışı kararı yedi günlük, tahdit kodunun iptali altmış günlük süreye tabidir; ikisinin karıştırılması, esası güçlü bir dosyayı dahi süre yönünden kaybettirir.
İkinci mesele delildir. Giriş yasağı usulüne uygun tebliğ edilmemişse, öğrenme anının belgelenmesi davanın süresinde açıldığını ispatlayan tek araçtır. Sınır kapısındaki ret tutanağı veya Göç İdaresi'nden alınan yazılı cevap, dosyanın ilk belgesi olmalıdır.
Kod karşılıkları konusunda ise ihtiyat gerekir. İnternette dolaşan geniş listeler resmî değildir ve çoğu birbirinden kopyalanmıştır. Strateji, listeye değil idareden alınan yazılı bilgiye dayandırılmalıdır.
Ret kararı, tutanak ve Göç İdaresi yazışmaları incelenmeden somut bir değerlendirme yapılamayacağından, durumunuz için bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz gerekir. Yabancılar hukukunun diğer konuları için yabancılar hukuku başlığına, idari işlemlere karşı başvuru yolları için idare hukuku konusuna bakılabilir.
Kaynaklar ve ileri okuma
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular
Tahdit kodu nedir?
G-87 tahdit kodu ne anlama geliyor?
Ç-113 kodunun süresi ne kadar?
Tahdit kodu kaldırma davası hangi mahkemede açılır?
Sınır dışı kararına itiraz süresi de altmış gün mü?
Kodumun neden konduğunu öğrenebilir miyim?
Tahdit kodu davası ne kadar sürer?
Meşruhatlı vize alırsam kodum kalkar mı?
Tahdit kodu varken Türkiye'de kalabilir miyim?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir miyim?
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.


