Trafik kazası tazminat hesabı kalemlerinin sıralandığı dosya ve Türk Borçlar Kanunu ciltleri
Tazminat Hukuku

Trafik Kazasında Bedensel Zarar Tazminatı: Kalemler ve Hesap

01 Eylül 2026 17 dk okuma Av. Mert Yaka Av. Mert Yaka
Okumaya Devam Et
Trafik kazası tazminat hesabı kalemlerinin sıralandığı dosya ve Türk Borçlar Kanunu ciltleri

Trafik kazasında bedensel zarar tazminatı, tek bir rakam değil; birbirinden bağımsız hesaplanan ve farklı borçlulara yöneltilen kalemlerin toplamıdır. Bir kalemi zorunlu trafik sigortasından, diğerini aracın işletenden istemek gerekebilir. Talebin yanlış muhataba yöneltilmesi, hak kaybına değil ama gecikmeye, ek harca ve çoğu zaman ikinci bir davaya yol açar.

Bu ayrımı zorlaştıran iki gelişme oldu. Birincisi, Anayasa Mahkemesi'nin 17 Temmuz 2020 tarihli kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.90 ve m.92'de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na atıf yapan ibarelerin iptal edilmesi. İkincisi, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğle Genel Şartlar'da yapılan ve 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren kapsamlı değişiklik. İkisi birlikte, uzun yıllardır tekrarlanan bazı bilgileri geçersiz kıldı.

Aşağıda önce tazminat kalemleri tek tek, sonra hangi kalemin hangi borçludan isteneceği, ardından hesaplama yöntemi, zamanaşımı ve başvuru yolları ele alınmaktadır.

Trafik Kazasında Kim, Neden Sorumlu Olur?

Trafik kazasından doğan sorumluluk iki ayrı temele dayanır: araç işletenin KTK m.85 uyarınca kusursuz sorumluluğu ve sürücünün TBK m.49 uyarınca kusura dayalı sorumluluğu. Zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu ise işletenin sorumluluğuna bağlıdır ve poliçe limitiyle sınırlıdır.

Sorumlu

Sorumluluk türü

Dayanak

Kurtuluş imkânı

Araç işleteni

Kusursuz (tehlike) sorumluluğu

KTK m.85/1

KTK m.86: mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru

Sürücü

Kusur sorumluluğu

TBK m.49

Kusursuzluğun ispatı

Zorunlu trafik sigortacısı

Sözleşmeden doğan, işletenin sorumluluğu ile sınırlı

KTK m.91

İşletenin sorumlu olmadığı hâller + teminat dışı hâller

Güvence Hesabı

İkincil / tamamlayıcı

5684 s.K. m.14

Sigortasız, kaçan veya tespit edilemeyen araç hâlleri

İşletenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olduğundan, zarar görenin işletenin kusurunu ispat etmesi gerekmez. Buna karşılık sürücüye yöneltilen talepte kusur unsuru aranır. Sigortacının sorumluluğu ise işletenin sorumluluğuna bağlıdır ve poliçe limitiyle sınırlıdır.

Anayasa Mahkemesi Kararları ve Tazminat Hesabında Genel Şartlara Kanuni Atıf

2016 yılında 6704 sayılı Kanun'la KTK m.90'a eklenen düzenleme, bedensel zarar tazminatlarının "bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara" tabi olacağını hükme bağlamıştı. Bu, tazminat hesabının kanunla değil, idari nitelikteki bir metinle belirlenmesi sonucunu doğuruyordu.

Anayasa Mahkemesi, E.2019/40, K.2020/40 sayılı ve 17 Temmuz 2020 tarihli kararıyla KTK m.90 ve m.92'de Genel Şartlar'a atıf yapan ibareleri iptal etti. Karar, 9 Ekim 2020 tarihli ve 31269 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Gerekçe, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği ve yürütmeye bu kapsamda düzenleme yetkisi verilemeyeceği ilkesine dayanıyordu.

İptalin pratik sonucu şudur: bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının kapsamı ve hesabı, Genel Şartlar'daki tablolara göre değil, KTK ve TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre belirlenir. Sigorta şirketinin Genel Şartlar ekindeki cetvele dayanarak yaptığı düşük hesap, mahkeme veya tahkim aşamasında bağlayıcı değildir.

Bu, sigortacının hiçbir Genel Şart hükmüne dayanamayacağı anlamına gelmez. Teminatın kapsamı, teminat dışı hâller ve poliçe limitleri sözleşme hükmü olarak varlığını sürdürür. İptal edilen, tazminatın miktarının genel şartlarla belirlenmesine yetki veren kanuni atıftır.

Altı yıl sonra tablo idari düzenleme tarafında da tamamlandı: 12 Haziran 2026 tarihli tebliğ, Genel Şartlar'ın hesaplama cetvellerini içeren Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7'sini yürürlükten kaldırdı. 1 Temmuz 2026'dan itibaren sakatlanma ve destekten yoksun kalma teminatları, doğrudan Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Sigortacının "ek cetvele göre hesapladık" savunmasının dayanağı böylece tümüyle ortadan kalkmıştır.

Bedensel Zarar Tazminatı Hangi Kalemlerden Oluşur? (TBK m.54)

TBK m.54 bedensel zararı dört başlıkta sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bu sayım sınırlayıcı değildir; içtihatla kabul edilen bakıcı gideri de eklenir.

TBK m.54'e göre bedensel zarar kalemleri: tedavi gideri, kazanç kaybı, iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması

TBK m.54 uyarınca bedensel zarar tazminatı kalemleri.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54, bedensel zararı dört başlıkta sayar. Bu sayım sınırlayıcı değil, örnekleyicidir.

Kalem

TBK m.54 bendi

Kapsamı

Tipik delil

Tedavi giderleri

1

Muayene, ameliyat, ilaç, protez, fizik tedavi, ulaşım, gelecekteki müdahaleler

Fatura, epikriz, tedavi planı

Kazanç kaybı

2

Geçici iş göremezlik süresinde fiilen kaybedilen gelir

SGK rapor, bordro, vergi kaydı

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar

3

Sürekli iş göremezlik

Maluliyet raporu, aktüerya raporu

Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

4

Efor kaybı, mesleki ilerlemenin engellenmesi, görünüşteki bozulmanın ekonomik etkisi

Meslek bilgisi, uzman raporu

Bunlara TBK m.54 metninde sayılmamakla birlikte içtihatla kabul edilen bakıcı gideri eklenir. Bu kalemlerin bütünü tazminat hukuku başlığı altında değerlendirilir. Ölüm hâlinde ise TBK m.53 uyarınca cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir.

Geçici İş Göremezlik Sigortadan Alınır mı? 1 Temmuz 2026 Değişikliği

Geçici iş göremezlik, kazadan sonra iyileşme sürecinde çalışılamayan dönemin gelir kaybıdır. Sürekli sakatlıktan farklıdır; iyileşmeyle sona erer ve maluliyet oranından bağımsızdır.

Geçici iş göremezlik, 4 Aralık 2021 tarihli Genel Şart değişikliğinden itibaren sakatlanma teminatı kapsamında açıkça düzenlenmiştir. 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ise bu kalemin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre karşılanacağını yeniden düzenlemiştir.

Geçici iş göremezlik zararının sigorta teminatındaki yeri geçmişte tartışmalı olmuşsa da, 4 Aralık 2021 tarihli Genel Şart değişikliğiyle bu kalem sakatlanma teminatı kapsamında açıkça düzenlenmiştir.

Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Sürekli iş göremezlik, tedavi tamamlandıktan sonra kalıcı hâle gelen beden gücü kaybıdır. Hesabın çıkış noktası maluliyet oranıdır; bu oran, yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenen ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanan rapordan alınır.

Hesabın temel değişkenleri şunlardır.

Değişken

İçerik

Uygulamadaki kabul

Maluliyet oranı

Kalıcı beden gücü kaybı yüzdesi

Yetkili hastane kurul raporu

Gelir

Kaza tarihindeki net gelir

Belgelenemiyorsa net asgari ücret

Bakiye ömür

Beklenen yaşam süresi

PMF 1931 veya TRH 2010 yaşam tablosu

Aktif dönem

Fiilen çalışılan dönem

Kural olarak 60 yaşa kadar

Pasif dönem

60 yaştan bakiye ömrün sonuna kadar

Asgari ücret üzerinden, AGİ'siz

Artırım / iskonto

Gelecek yıllara ilişkin

Yerleşik uygulamada yıllık %10 artırım ve %10 iskonto

Kusur

Zarar görenin müterafik kusuru

Oran kadar indirim

Yaşam tablosu seçimi, uygulamada halen tartışmalıdır. PMF 1931 tablosu yaygın olarak kullanılmakta, TRH 2010 tablosunun daha güncel veriye dayandığı yönündeki görüş de savunulmaktadır. İki tablo arasındaki fark, özellikle genç yaştaki zarar görenlerde tazminat tutarını hissedilir biçimde değiştirir. Aktüerya raporunda hangi tablonun kullanıldığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Gelirin belgelenememesi hâlinde net asgari ücret esas alınır. Ancak zarar görenin fiilen daha yüksek gelir elde ettiği; meslek odası kayıtları, emsal ücret araştırması veya tanık beyanıyla ortaya konabiliyorsa, bu gelir üzerinden hesap yapılması talep edilebilir.

Gelirim Azalmadıysa Tazminat Alabilir miyim? Efor Kaybı

Zarar gören kazadan sonra aynı işi yapmaya devam ediyor ve geliri azalmamış olabilir. Bu, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. TBK m.54/4, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları ayrı bir kalem olarak sayar.

Uygulamada bu kalem iki biçimde ortaya çıkar:

  • Efor kaybı: Aynı işi daha fazla güç harcayarak yapmak. Geliri değişmese de harcanan efordaki artış zarar sayılır.

  • Mesleki ilerlemenin engellenmesi: Terfi, iş değiştirme veya kariyer basamaklarının kapanması.

Bedensel bütünlükteki bozulmanın görünür nitelikte olması hâlinde, bunun evlenme şansı veya iş bulma imkânı üzerindeki ekonomik etkisi de bu kapsamda değerlendirilir. Bu değerlendirme, manevi tazminattan ayrı ve ona ek bir maddi tazminat kalemidir.

Bakıcı Gideri Kimden ve Ne Kadar İstenir?

Bakıcı gideri iki alt kaleme ayrılır: tedavi süresince ortaya çıkan geçici bakıcı gideri ve sürekli sakatlık oranı belirlendikten sonra tıbben gerekli olan sürekli bakıcı gideri. 1 Temmuz 2026 sonrası her ikisi de sağlık giderleri teminatı kapsamındadır.

Bakıcı gideri, zarar görenin günlük yaşam faaliyetlerini tek başına sürdürememesi hâlinde gündeme gelir. İki alt kaleme ayrılır.

Tür

Dönem

1 Temmuz 2026 sonrası teminat durumu

Geçici bakıcı gideri

Tedavi süresince

Sağlık giderleri teminatı kapsamında

Sürekli bakıcı gideri

Sürekli sakatlık oranı belirlendikten sonra, tıbben gerekli olduğu sürece

Sağlık giderleri teminatı kapsamında

Yeni Genel Şartlar metni, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderlerini açıkça kapsama almıştır. Değişiklik öncesinde sürekli bakıcı gideri sakatlık teminatı içinde değerlendirilirken, yeni düzenlemede tedavi teminatı kapsamına alınmıştır.

Bakıcı giderinin ispatı için fiilen bakıcı tutulmuş olması şart değildir. Bakımın bir aile bireyi tarafından karşılıksız üstlenilmesi, zarar görenin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; bakımın tıbben gerekli olduğunun ve süresinin sağlık kurulu raporuyla ortaya konması aranır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İsteyebilir?

Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalanlar TBK m.53/3 uyarınca kendi adlarına tazminat isteyebilir. Bu, mirasçılık sıfatına değil, fiilî destek ilişkisine dayanan bağımsız bir haktır. Mirası reddeden kişi de destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; reddin kendi sonuçları için mirasın reddi başlığına bakılabilir.

Talep sahibi

Destek ilişkisi

İspat yükü

Karine olarak kabul edilir

Aksini iddia eden ispat eder

Çocuk

Karine olarak kabul edilir

Destek süresi yaşa ve öğrenim durumuna göre belirlenir

Anne ve baba

Karine olarak kabul edilir

Aksini iddia eden ispat eder

Nişanlı, kardeş, diğer yakınlar

Karine yok

Talep eden fiilî desteği ispat eder

Evlilik dışı birlikte yaşayan

Karine yok

Süreklilik ve düzenlilik ispat edilir

Hesapta ölenin geliri, destek görenler arasında paylara bölünür. Yerleşik uygulamada ölenin kendisine iki pay, eşe iki pay, her çocuğa bir pay verilmesi yaygındır; ancak paylaşım somut olaya göre değişir. Çocukların destek alacağı süre, öğrenim durumuna göre farklılaşır ve uygulamada tartışmalıdır; bu nedenle aktüerya raporundaki kabullerin denetlenmesi gerekir.

Boşanmış eş kural olarak destek sayılmaz; ancak ölüm anında nafaka alıyorsa nafaka miktarıyla sınırlı olarak talepte bulunabilir.

Manevi Tazminat: Zorunlu Trafik Sigortası Kapsamı Dışında

TBK m.56/1, hâkimin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözeterek uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğini düzenler. İkinci fıkra, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenebileceğini öngörür.

Buradaki kritik nokta şudur: manevi tazminat, zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Bu talep, sigorta şirketinden değil, kusuru bulunan sürücüden ve araç işleteninden istenir. Manevi tazminat talebini sigorta şirketine yöneltmek, o kalem bakımından davanın reddine yol açar.

Manevi tazminatın miktarı hesapla değil, hâkimin takdiriyle belirlenir. Takdirde gözetilen ölçütler arasında tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, olayın ağırlığı, zararın büyüklüğü ve zarar görenin duyduğu elem ve ıstırabın derecesi yer alır. TBK m.56/2'deki "ağır bedensel zarar" şartı, yaralanmalı kazalarda yakınların manevi tazminat talebi bakımından ayrı bir eşiktir.

Hangi Kalem Kimden İstenir?

Tedavi giderleri, bakıcı gideri, iş göremezlik ve destekten yoksun kalma zorunlu trafik sigortasından istenir. Manevi tazminat ile iş durması ve kâr kaybı gibi dolaylı zararlar teminat dışıdır; bunlar kusurlu sürücüden ve araç işletenden istenir. Poliçe limiti aşıldığında bakiye de işletene yöneltilir.

Tazminat kalemlerinin dağılımı: zorunlu trafik sigortasından istenenler ile işleten ve sürücüden istenenler

Hangi kalem sigortadan, hangisi işleten ve sürücüden istenir?

Trafik kazasında bedensel zarar tazminatı talebinin en kritik kararı bu tabloda görülür. Sütunlar, 1 Temmuz 2026 sonrası düzenlemeye göredir.

Zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamındaki kalemler:

Tazminat kalemi

Hangi teminat

Tedavi giderleri

Sağlık giderleri — KTK m.98 kapsamındaki sağlık giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğundadır

Geçici ve sürekli bakıcı gideri

Sağlık giderleri

Geçici iş göremezlik

Sakatlanma (1 Temmuz 2026 sonrası)

Sürekli iş göremezlik

Sakatlanma

Efor kaybı / ekonomik geleceğin sarsılması

Sakatlanma içinde değerlendirilir

Destekten yoksun kalma ve cenaze giderleri

Ölüm teminatı

Yalnızca işleten ve sürücüden istenebilecek kalemler:

Tazminat kalemi

Gerekçe

Manevi tazminat

Genel Şartlar A.6/f uyarınca teminat dışı

İş durması, kâr kaybı gibi dolaylı ekonomik zararlar

Genel Şartlar A.6 uyarınca teminat dışı

Teminat limitini aşan bölüm

Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı

Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Limit aşıldığında bakiye, işleten ve sürücüden istenir. Bu nedenle yüksek maluliyetli dosyalarda talep, sigorta şirketi ile işleten ve sürücüye birlikte yöneltilir.

Karşı Taraf Sigortasızsa veya Kaçtıysa Ne Olur?

Zarara yol açan aracın zorunlu trafik sigortası yoksa, araç kaçmışsa veya tespit edilememişse zarar gören tazminatsız kalmaz. Bu hâllerde 5684 sayılı Kanun m.14 uyarınca kurulan Güvence Hesabı ikincil bir güvence sağlar. Güvence Hesabı'na başvuru, sorumluya karşı dava açma hakkını ortadan kaldırmaz; Hesap, ödediği tutar için sorumluya rücu eder.

Hesabın güncel yasal dayanağı sık karıştırılır. 1983-2007 arasında dayanak KTK hükümleriydi; 2007 yılından itibaren Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 uyarınca Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulmakta ve Güvence Hesabı Yönetmeliği çerçevesinde işlemektedir. Başvuru dilekçesinde dayanağın doğru gösterilmesi gerekir.

Hâl

Güvence Hesabının sorumluluğu

Sınır

Sigortası bulunmayan araç

Bedensel zararlar

Zorunlu sigorta teminat limiti kadar

Kazayı yapan aracın tespit edilememesi

Bedensel zararlar

Zorunlu sigorta teminat limiti kadar

Sigortacının malî bünye zafiyeti nedeniyle ödeme yapamaması

Bedensel ve maddi zararlar

Poliçe limiti kadar

Çalınan veya gasbedilen araç

İşletenin sorumlu tutulamadığı hâller

Zorunlu sigorta teminat limiti kadar

Güvence Hesabının sorumluluğu yalnızca bedensel zararlarla sınırlıdır; sigortasız araç hâlinde mal zararları kapsam dışındadır. Ayrıca sorumluluk ikincildir: zarar görenin kural olarak önce diğer sorumlulara başvurması (Kanunda ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinde öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde doğrudan Hesaba başvuru mümkündür), karşılanamayan bölüm için Hesaba yönelmesi beklenir. Ancak sigorta şirketinin malî bünye zafiyeti nedeniyle ödeme yapamaması gibi kanunda ayrıca düzenlenen hâllerde maddi zararlar da Güvence Hesabı kapsamında olabilir.

Teminat limitleri her yıl güncellenir ve sigortacının sorumluluğunda kural olarak kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri esas alınır. Bu nedenle eski tarihli kazalarda, kaza yılına ait limitin tespit edilmesi gerekir; güncel limitler geçmiş kazalara uygulanmaz.

Ceza Davası Tazminat Davasını Etkiler mi?

Ceza yargılaması ile hukuk davası bağımsız yürür; ancak ikisi arasında iki bağ vardır. Ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı tazminat talebine de uygulanır ve ceza mahkemesinin kesin biçimde tespit ettiği maddi olgular hukuk hâkimini bağlar. Beraat kararı ise hukuk hâkimini bağlamaz.

Yaralamalı veya ölümlü trafik kazası aynı zamanda suç oluşturur. Ceza yargılaması ile hukuk davası birbirinden bağımsız yürür; ancak aralarında iki önemli bağ vardır.

Bağ

İşleyişi

Dayanak

Uzamış zamanaşımı

Ceza kanunundaki daha uzun süre tazminat talebine de uygulanır

KTK m.109/2

Maddi olguların bağlayıcılığı

Ceza mahkemesinin kesinleşmiş maddi vakıa tespiti hukuk hâkimini bağlar

TBK m.74

Kusur değerlendirmesi

Ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz

TBK m.74

Delil kaynağı

Ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporu hukuk davasında kullanılır

Uygulama

TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusurun varlığı veya yokluğu yönündeki kararıyla bağlı değildir. Buna karşılık ceza mahkemesinin kesin biçimde tespit ettiği maddi olgular hukuk davasında yeniden tartışılamaz. Bu ayrım, beraatle sonuçlanan ceza dosyalarında tazminat talebinin sürdürülebilmesinin hukuki dayanağıdır.

Ceza dosyasının beklenmesi zorunlu değildir. Ancak kusur oranının tespiti bakımından ceza dosyasındaki bilirkişi raporu güçlü bir delil oluşturduğundan, uygulamada hukuk mahkemesi çoğu zaman ceza dosyasını celbeder.

Tazminattan Hangi İndirimler Yapılır?

Hesaplanan brüt zarardan üç kalem indirilebilir: zarar görenin müterafik kusuru (TBK m.52/1), hakkaniyet indirimi (TBK m.51-52) ve rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri (TBK m.55). Rücu edilemeyen ödemeler ve ifa amacı taşımayan yardımlar zarardan düşülmez.

Hesaplanan brüt zarardan yapılacak indirimler, tazminat tutarını belirleyen ikinci katmandır.

İndirim sebebi

Dayanak

İşleyişi

Zarar görenin müterafik kusuru

TBK m.52/1

Kusur oranı kadar indirim

Zararın doğmasına veya artmasına etki eden davranış

TBK m.52/1

Emniyet kemeri takmamak, kask kullanmamak gibi

Hakkaniyet indirimi

TBK m.51, m.52/2

Hafif kusur ve ödemenin yoksulluğa düşürmesi hâlinde

Rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri

TBK m.55 ve ilgili mevzuat

Zarardan mahsup edilir

Rücu edilemeyen ödemeler ve ifa amacı taşımayan yardımlar

TBK m.55

Zarardan indirilmez

Denkleştirme konusunda sık yapılan hata, SGK'dan alınan her ödemenin otomatik olarak tazminattan düşülmesidir. Kural, ödemenin rücu edilebilir nitelikte olup olmamasına bağlıdır. Rücu edilemeyen ödemeler ile hayır amacıyla yapılan yardımlar zarardan indirilmez.

Trafik kazasında bedensel zarar tazminatı bakımından zarar görenin kendi kusuru bulunsa dahi, işletenin kusursuz sorumluluğu ortadan kalkmaz; yalnızca tazminat oranı azalır. KTK m.86 uyarınca sorumluluktan tamamen kurtulma, ancak zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru hâlinde mümkündür.

Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Kaç Yıl?

KTK m.109/1, motorlu araç kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını düzenler. m.109/2 ise ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü hâllerde bu sürenin uygulanacağını hükme bağlar.

Durum

Zamanaşımı

Dayanak

Genel kural

Öğrenmeden 2 yıl, her hâlde kazadan 10 yıl

KTK m.109/1

Taksirle yaralama içeren kaza

8 yıl

KTK m.109/2, TCK m.66

Taksirle ölüm içeren kaza

15 yıl

KTK m.109/2, TCK m.66

Sigortacıya karşı tazminat talebi

Uzamış ceza zamanaşımından yararlanılır

KTK m.109/2

Tazminat yükümlülerinin birbirine rücu hakkı

Yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği tarihten 2 yıl

KTK m.109

Uzamış ceza zamanaşımı, yalnızca fail hakkında ceza davası açılmış olması şartına bağlı değildir; ceza kanununda öngörülen sürenin uzun olması yeterlidir. Bu süre, sigortacıya karşı açılan davada da uygulanır.

Sigortacıya Nasıl Başvurulur, Tahkim Ne Zaman Devreye Girer?

Dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvurulması gerekir. KTK m.97 uyarınca zarar gören, gerekli belgelerle doğrudan sigortacıya başvurabilir; sigortacının başvuruya cevap vermesi için öngörülen süre dolduğunda veya talep reddedildiğinde uyuşmazlık yoluna geçilebilir.

1 Temmuz 2026 sonrası başvurularda usule ilişkin yenilikler getirildi: tebliğin 7. maddesiyle başvuru formunu içeren Ek-6 bütünüyle değiştirildi, elektronik posta ve kısa mesaj gibi dijital araçlarla yapılan bildirimler "kalıcı veri saklayıcısı" olarak hukuken geçerli sayıldı, değer kaybı tespitini yapacak eksper ise Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde atanır hâle geldi.

Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunun ayrıntıları ayrı bir yazının konusudur. Komisyon, mahkemeye göre daha hızlı ve düşük maliyetli bir alternatiftir. 5684 sayılı Kanun m.30 çerçevesinde belirlenen üç parasal sınır kanun yolu haklarını doğrudan etkiler ve her yıl güncellenir; bu nedenle başvuru öncesinde içinde bulunulan yıla ait tutarların Komisyondan teyit edilmesi gerekir.

Eşik

Neyi belirler

İtiraz sınırı

Bu tutarın altındaki hakem kararları kesindir; üzerindekilere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir

Hakem heyeti teşkili sınırı

Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda en az üç hakemli heyet karar verir

Temyiz sınırı

Bu tutarın altındaki itiraz kararları kesindir

Tutarlar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kararıyla belirlenmekte ve her yıl güncellenmektedir; başvuru öncesinde güncel tutarın teyidi gerekir. Tahkim yoluna başvurulabilmesi için sigorta şirketine önceden başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen reddedilmiş olması aranır.

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Ayrımı

Sigorta şirketine karşı açılan dava asliye ticaret mahkemesinde görülür ve dava şartı arabuluculuğa tabidir. Gerçek kişi işleten veya sürücüye karşı açılan dava ise asliye hukuk mahkemesinde görülür ve arabuluculuk şartı aranmaz. Tek dilekçeyle açılan davalarda tefrik ve usulden ret riski doğar.

Bu bölüm, uygulamada en çok usulden ret kararı doğuran ayrımı içerir.

Davalı

Görevli mahkeme

Dava niteliği

Dava şartı arabuluculuk

Zorunlu trafik sigortacısı

Asliye ticaret mahkemesi

Ticari dava (TTK m.4/1-a, m.5/A)

Var

Araç işleteni (gerçek kişi)

Asliye hukuk mahkemesi

Haksız fiil

Yok

Sürücü (gerçek kişi)

Asliye hukuk mahkemesi

Haksız fiil

Yok

Güvence Hesabı

Asliye ticaret mahkemesi

Ticari dava

Var

Buradaki tuzak şudur: sigorta şirketi ile gerçek kişi işleten aleyhine tek dilekçeyle dava açılırsa, gerçek kişi yönünden dava ticari dava niteliğinde olmadığından arabuluculuk dava şartı aranmaz; buna karşılık sigorta şirketi yönünden aranır. Uygulamada mahkemeler bu durumda davaları tefrik etmekte ve arabuluculuk şartı yerine getirilmemişse HMK m.115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verebilmektedir.

Güvenli yol, sigorta şirketine karşı arabuluculuk başvurusunu dava açılmadan önce tamamlamak ve anlaşamama tutanağını dilekçeye eklemektir.

Yetki bakımından KTK m.110/2, sigortacının merkez veya şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer ile kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerini yetkili kılar. Buna HMK m.16 uyarınca haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri eklenir. Adana'da meydana gelen bir kazada zarar gören, bu seçenekler arasından kendisi için en elverişli olanı tercih edebilir. Kazanın Adana dışında olması, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde dava açma imkânını ortadan kaldırmaz.

Tazminat Talebinin Süreci: Adım Adım

Bedensel zarar tazminatı talebi sekiz adımda ilerler. Delil toplama ve maluliyet raporunun alınması ilk iki adımdır; sigortacıya başvuru ve arabuluculuk aşamaları dava öncesi zorunlu basamakları oluşturur.

  1. Kaza tespit tutanağı ve kolluk evrakının temini — Kusur değerlendirmesinin temeli

  2. Tedavi sürecinin belgelenmesi — Epikriz, fatura ve tedavi planının toplanması

  3. Maluliyet raporunun alınması — Yetkili sağlık kuruluşu sağlık kurulundan, kaza tarihinde yürürlükteki yönetmeliğe göre

  4. Gelir ve kayıpların belgelenmesi — Bordro, SGK kaydı, vergi kaydı veya emsal ücret araştırması

  5. Poliçe ve teminat limitinin tespiti — Sigorta şirketi ve SBM kayıtlarından

  6. Sigortacıya yazılı başvuru — KTK m.97 uyarınca; zamanaşımını en fazla 15 gün durdurur

  7. Arabuluculuk — Sigorta şirketine karşı dava şartı; gerçek kişi davalıda aranmaz

  8. Tahkim veya davaSigorta Tahkim Komisyonu ya da görevli mahkeme

Dosyada Hangi Belgeler Bulunmalı?

Dosyanın omurgasını dokuz belge oluşturur. Kaza tespit tutanağı ve kusur raporu sorumluluğu, maluliyet raporu ve gelir belgeleri ise tazminat miktarını belirler; sigortacıya başvuru yazısı dava veya tahkim aşamasının ön şartıdır.

  • Kaza tespit tutanağı — Kusur ve illiyet bağı — Emniyet Genel Müdürlüğü trafik birimi

  • Trafik kazası bilirkişi / kusur raporu — Kusur oranı — Ceza dosyası veya bilirkişi

  • Maluliyet raporu — Sürekli iş göremezlik oranı — Yetkili sağlık kuruluşu sağlık kurulu

  • Epikriz ve tedavi belgeleri — Tedavi giderleri ve süreç — Hastane

  • SGK geçici iş göremezlik belgeleri — Geçici iş göremezlik süresi — SGK

  • Gelir belgeleri — Hesaba esas kazanç — İşveren, SGK, vergi dairesi, meslek odası

  • Nüfus kayıt örneği — Destek ilişkisi ve mirasçılık — Nüfus müdürlüğü

  • Poliçe ve teminat bilgileri — Limit tespiti — Sigorta şirketi, SBM

  • Sigortacıya başvuru ve cevap yazısı — Dava/tahkim ön şartı — Taraflar

Başvuru formu ve ekleri (Genel Şartlar Ek-6) 1 Temmuz 2026'da yenilendiğinden, hangi belgelerin isteneceği başvuru öncesinde güncel form üzerinden teyit edilmelidir.

Sık Yapılan Yedi Hata

Aşağıdaki hatalar, uygulamada en sık karşılaşılan ve çoğu zaman telafisi güç sonuçlar doğuran noktalardır. Her biri için sonucu ve doğru davranış birlikte gösterilmiştir.

  1. Manevi tazminatı sigorta şirketinden istemek — O kalem yönünden ret. Doğrusu: Manevi tazminat işleten ve sürücüden istenir

  2. Sigorta şirketine karşı arabuluculuk yapmadan dava açmak — Dava şartı yokluğundan usulden ret. Doğrusu: Önce arabuluculuk, sonra dava

  3. Sigortacının Genel Şart cetveline dayalı hesabını kesin saymak — Düşük tazminat. Doğrusu: AYM iptali sonrası hesap TBK ve içtihada göre yapılır

  4. Sadece maluliyet oranına bakıp efor kaybını atlamak — Eksik talep. Doğrusu: TBK m.54/4 ayrı kalem olarak istenmeli

  5. Geliri belgeleyememeyi kabullenmek — Asgari ücret üzerinden hesap. Doğrusu: Emsal ücret araştırması talep edilebilir

  6. SGK ödemelerinin tamamının düşüleceğini varsaymak — Eksik tazminat. Doğrusu: Yalnız rücu edilebilir ödemeler mahsup edilir

  7. İki yıllık süreyi tek zamanaşımı sanmak — Hak kaybı. Doğrusu: Uzamış ceza zamanaşımı 8 veya 15 yıl olabilir

Sonuç

Trafik kazasında bedensel zarar tazminatı, doğru kalemlerin doğru borçludan istenmesiyle sonuç veren bir süreçtir. Manevi tazminatın sigorta şirketinden istenmesi ve arabuluculuk şartının atlanması, hakkın kendisiyle değil usulle ilgili iki tipik kayıp sebebidir.

2020 tarihli Anayasa Mahkemesi iptali ve 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Genel Şart değişikliği, bu alanda uzun yıllar tekrarlanan bilgilerin bir kısmını geçersiz kıldı. Özellikle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri kalemleri bakımından, kaza tarihinde hangi metnin yürürlükte olduğunun tespiti belirleyicidir.

Her dosyanın maluliyet oranı, kusur dağılımı, gelir yapısı ve poliçe limiti farklıdır. Bu nedenle genel bilgilerden hareketle bir tutar öngörmek doğru olmaz; hesabın somut belgelerle ve güncel mevzuata göre yapılması gerekir.


Bu içerik, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez. Somut olayın değerlendirilmesi, kaza tarihinde yürürlükteki mevzuat ve dosya belgeleri üzerinden ayrıca yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında bedensel zarar tazminatı hangi kalemlerden oluşur?
TBK m.54 uyarınca tedavi giderleri, geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar sayılır. Bunlara içtihatla kabul edilen bakıcı gideri eklenir. Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir.
Manevi tazminat trafik sigortasından alınabilir mi?
Hayır. Manevi tazminat, zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Bu talep kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilir. Sigorta şirketine yöneltilen manevi tazminat talebi, o kalem yönünden reddedilir. Manevi tazminatın miktarı hesapla değil, hâkimin takdiriyle belirlenir; tarafların ekonomik durumu, kusur dereceleri ve olayın ağırlığı gözetilir.
Geçici iş göremezlik tazminatı zorunlu trafik sigortası kapsamında mı?
12 Haziran 2026 tarihli tebliğle değiştirilen ve 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Genel Şartlar, geçici iş göremezliği sakatlanma teminatı kapsamında açıkça düzenledi. Daha önceki tarihli poliçelerde durum ihtilaflıdır ve dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı tazminat hesabını nasıl etkiledi?
E.2019/40, K.2020/40 sayılı ve 17 Temmuz 2020 tarihli kararla KTK m.90 ve m.92'de Genel Şartlar'a atıf yapan ibareler iptal edildi. Böylece bedensel zarar tazminatının hesabı, Genel Şartlar ekindeki cetvellere göre değil, KTK ve TBK'nın haksız fiil hükümlerine ve Yargıtay içtihadına göre yapılır.
Kazadan sonra çalışmaya devam ediyorum, tazminat alabilir miyim?
Evet. Gelirde azalma olmasa dahi TBK m.54/4 uyarınca ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir. Aynı işi daha fazla güç harcayarak yapmak efor kaybı sayılır ve ayrı bir zarar kalemi oluşturur. Bu talep, manevi tazminattan bağımsız bir maddi tazminat kalemidir.
Bakıcı gideri için gerçekten bakıcı tutmuş olmak şart mı?
Hayır. Bakımın bir aile bireyi tarafından karşılıksız üstlenilmiş olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Aranan, bakımın tıbben gerekli olduğunun ve süresinin sağlık kurulu raporuyla ortaya konmasıdır. 1 Temmuz 2026'dan itibaren hem geçici hem sürekli bakıcı gideri sağlık giderleri teminatı kapsamındadır.
Destekten yoksun kalma tazminatını kimler isteyebilir?
Eş, çocuklar ve anne-baba bakımından destek ilişkisi karine olarak kabul edilir. Nişanlı, kardeş veya birlikte yaşanan kişi gibi diğer yakınlar, fiilî destek ilişkisini ispat etmek şartıyla talepte bulunabilir. Bu hak mirasçılığa değil, fiilî desteğe dayanır.
Mirası reddedersem destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir miyim?
Evet. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin malvarlığından intikal eden bir alacak değil, destek görenin kendi şahsında doğan bağımsız bir haktır. Mirasın reddi bu hakkı etkilemez. Talep, mirasçılık belgesine değil fiilî destek ilişkisinin ispatına dayandırılır; eş, çocuk ve anne-baba bakımından bu ilişki karine olarak kabul edilir.
Kusurum varsa tazminat alamaz mıyım?
Alabilirsiniz. Müterafik kusur, TBK m.52/1 uyarınca tazminattan kusur oranınca indirim yapılmasını gerektirir; hakkı tamamen ortadan kaldırmaz. İşletenin kusursuz sorumluluğunun tamamen kalkması, KTK m.86 uyarınca ancak zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru hâlinde söz konusu olur.
SGK'dan aldığım ödemeler tazminattan düşülür mü?
Otomatik olarak düşülmez. Rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan mahsup edilir; rücu edilemeyen ödemeler ile hayır amacıyla yapılan yardımlar indirilmez. Belirleyici olan ödemenin rücu edilebilir nitelikte olup olmadığıdır; bu husus kurum yazısıyla açıklığa kavuşturulur.
Trafik kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıl?
Kural, öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır: yaralamalı kazalarda sekiz yıl, ölümlü kazalarda on beş yıl.
Hangi mahkemede dava açmalıyım?
Sigorta şirketine karşı asliye ticaret mahkemesinde, gerçek kişi işleten veya sürücüye karşı asliye hukuk mahkemesinde dava açılır. Yetkili mahkeme, KTK m.110/2 ve HMK m.16 uyarınca kaza yeri, davalının bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri arasından seçilebilir.
Sigorta şirketine karşı dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunlu mu?
Evet. Sigorta şirketine yöneltilen tazminat talebi ticari dava niteliğinde olduğundan dava şartı arabuluculuk uygulanır. Buna karşılık gerçek kişi işleten veya sürücüye karşı açılan dava ticari dava olmadığından bu şart aranmaz. İki talep tek dilekçede birleştirilirse mahkeme davaları tefrik edebilir ve arabuluculuk şartı yerine getirilmemişse HMK m.115/2 uyarınca usulden ret kararı verebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak mahkemeye göre avantajlı mı?
Tahkim yolu genellikle daha hızlı ve düşük maliyetlidir. Ancak parasal sınırlar itiraz ve temyiz haklarını etkiler. Başvuru öncesinde sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin reddedilmiş olması gerekir. İtiraz, hakem heyeti teşkili ve temyiz için üç ayrı parasal sınır uygulanır; bu tutarlar her yıl güncellendiğinden başvuru öncesinde Komisyondan teyit edilmelidir. Yüksek tutarlı taleplerde bu etkinin değerlendirilmesi gerekir.
Aktüerya raporunda neyi kontrol etmeliyim?
Kullanılan yaşam tablosunu, aktif ve pasif dönem sınırlarını, hesaba esas alınan geliri, yıllık artırım ve iskonto oranlarını, maluliyet oranını ve kusur indirimini kontrol etmek gerekir. Bu kabullerdeki bir farklılık, tazminat tutarını hissedilir biçimde değiştirir.
#TazminatHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler