Ceza ve İnfaz Hukukunda 11. Yargı Paketi Düzenlemeleri
Ceza Hukuku

Ceza ve İnfaz Hukukunda 11. Yargı Paketi Düzenlemeleri

05 Mayıs 2026 15 dk okuma Av. Mert Yaka Av. Mert Yaka
Okumaya Devam Et
Ceza ve İnfaz Hukukunda 11. Yargı Paketi Düzenlemeleri

Kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen düzenleme, 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun adıyla yasalaştı. TBMM Genel Kurulu kanunu 24 Aralık 2025'te kabul etti; metin 25 Aralık 2025 tarihli, 33118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Paketin ağırlık merkezi infaz hukukudur. Cezaları silmez, cezaların nasıl infaz edileceğini değiştirir.

Düzenlemenin omurgasını 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklik oluşturur. Kanunun çıkış noktası, salgın döneminde getirilen geçici infaz rejimiyle sonraki tarihli hükümlüler arasında doğan eşitsizliktir. Türkiye Barolar Birliği de kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığını duyurdu. Aşağıda paketin ceza ve infaz hukukuna ilişkin temel düzenlemeleri, kapsam dışı suçlar, denetimli serbestlik ve açık cezaevine ayrılma şartları ile uygulamada doğan tartışmalar ele alınıyor. Adana Ağır Ceza Mahkemeleri yargı çevresinde de çok sayıda dosya bu yeni rejimden etkileniyor.

7571 Sayılı Kanun Neyi Değiştirdi?

Değişikliğin merkezindeki tarih 31 Temmuz 2023'tür. Bu tarih ve öncesinde işlenen suçlar bakımından, daha önce yalnızca 30 Mart 2020 öncesi suçlara tanınan geçici infaz kolaylığı genişletildi. Eski geçici rejim, belirli bir tarihten sonra suç işleyenleri kapsam dışı bırakıyordu. Sonuçta benzer suçtan benzer ceza alan iki hükümlü, yalnızca fiilin tarihi farklı diye çok farklı sürelerde tahliye olabiliyordu. Kanun koyucu bu farkı 31 Temmuz 2023 sınırını esas alarak gidermeyi amaçladı.

Yeni rejimin kapsamdaki hükümlüye tanıdığı iki temel imkân şudur: açık ceza infaz kurumuna üç yıl daha erken ayrılma ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken geçme. Bu, doğrudan tahliye değildir; infazın kurum dışına kayması, fiilen kapalı kurumda geçirilecek sürenin kısalmasıdır. Düzenlemenin yürürlüğüyle birlikte yaklaşık 50.000 hükümlü için erken değerlendirme süreci gündeme geldi.

Paket bir "torba kanun" niteliği taşır. Tek metin içinde ceza, infaz, medeni hukuk, vergi ve sosyal güvenlik alanlarında değişiklik yapılır. Bu teknik, hangi hükmün hangi tarihte yürürlüğe girdiğinin ayrı ayrı izlenmesini gerektirir.

Bu Bir Genel Af Değildir

En sık yapılan yanılgı, paketi af sanmaktır. Düzenleme af niteliği taşımaz. Genel af, mahkûmiyeti ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır; özel af cezayı kısaltır veya başka bir cezaya çevirir. 7571 sayılı Kanun ise cezayı silmez. Ceza aynen kalır; yalnızca o cezanın nasıl infaz edileceği, hükümlünün kurumda fiilen ne kadar kalacağı değişir.

Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Sicil kaydı, mahkûmiyetin diğer hukuki sonuçları ve adli para cezaları bu rejimden bağımsızdır. Erken denetimli serbestlikten yararlanan kişi hükümlü sıfatını korur. Denetim süresi içindeki yükümlülüklere uymazsa açık kurumdan kapalı kuruma iadesi gündeme gelir; bu durumda erken çıkışın sağladığı avantaj geri alınabilir.

İnfaz Rejimi: Üç Aşamayı Ayırmak

Düzenlemeyi anlamak için infaz sürecinin aşamalarını birbirinden ayırmak gerekir. Bunlar kapalı kurumda infaz, açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilmedir.

Hükümlü cezasını kural olarak kapalı ceza infaz kurumunda infaza başlar. İyi hâl ve kanuni şartlar sağlandığında açık ceza infaz kurumuna ayrılır. Açık kurum, firara karşı fiziki engeli ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, hükümlünün çalıştırılmasına ve meslek edinmesine öncelik veren bir kurumdur. Üçüncü aşama denetimli serbestliktir; hükümlü kurum dışında, belirli yükümlülükler altında ve denetim altında kalan süresini geçirir. Koşullu salıverilme ise cezanın kanunda öngörülen bölümünün infazından sonra, kalan kısmın denetim altında çekilmesi anlamına gelir. Süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme için kural olarak cezanın yarısının, kanunda sayılan ağır suçlarda ise üçte ikisinin infazı aranır.

7571 sayılı Kanun, kapsamdaki suçlar bakımından hem açık kuruma ayrılma hem de denetimli serbestliğe geçiş eşiğini üçer yıl öne çeker. Yani hükümlü, tabi olduğu normal rejime göre üç yıl önce açık kuruma, ardından üç yıl önce denetimli serbestliğe geçebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, koşullu salıverilme oranlarının (yarı veya üçte iki) değişmemiş olmasıdır. Değişen, açık kuruma ve denetimli serbestliğe geçiş eşikleridir; cezanın infaz edilmiş sayılması için aranan asıl oran yerinde durur.

Denetimli Serbestlik ve Açık Cezaevine Ayrılma Şartları

Normal rejimde, koşullu salıverilme tarihine bir yıl kalan iyi hâlli hükümlüler denetimli serbestlikten yararlanır. Yeni düzenleme, kapsamdaki suçlar için bu süreyi fiilen üç yıl daha öne çeker; uygulamada 1+3 yıl olarak ifade edilen bir denetimli serbestlik yapısı doğar. Ancak imkândan yararlanmak otomatik değildir. Hükümlünün kapalı kurumda belirli bir asgari süreyi geçirmiş olması aranır.

Toplam hapis cezasıKapalı kurumda asgari kalışSuç tarihi koşulu
10 yıldan azEn az 1 ay31.07.2023 ve öncesi
10 yıl ve üzeriEn az 3 ay31.07.2023 ve öncesi

Tablodaki asgari süreyi tamamlayan hükümlü, açık kuruma ayrılması için tabi olduğu mevzuata göre kalması gereken süreden üç yıl daha erken açık kuruma geçer. İyi hâl şartı bu rejimde de korunur; kurumdaki disiplin durumu, idare ve gözlem kurulu değerlendirmesi belirleyicidir. Düzenleme, disiplin cezası bulunan hükümlüler için otomatik bir iyi hâl ya da sicil affı getirmez. Disiplin cezası alan hükümlünün iyi hâli yeniden kazanması için kanunda öngörülen sürelerin geçmesi gerekir.

Karşı-sezgisel bir uyarı burada işe yarar: hükümlünün daha önce kapalı veya açık kurumda geçirdiği süreler, asgari kalış şartının hesabında mahsup edilir. Yani tutuklulukta veya cezanın infazına başladıktan sonra geçen süreler boşa gitmez; ancak bu mahsubun kurumun resmi belgeleri üzerinden, dosyaya özgü yapılması gerekir.

Başvuru ve Değerlendirme Süreci

Düzenleme otomatik bir tahliye getirmez; bir değerlendirme zinciri işler. Önce ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu, hükümlünün iyi hâlli olup olmadığını, kuruma uyumunu ve davranışlarını değerlendirir. Kurul olumlu görüş verirse açık kuruma ayrılma veya denetimli serbestlik kararı oluşur.

Hükümlü veya yakınları, kurul kararlarına karşı infaz hâkimliğine başvurabilir. İnfaz hâkimliği, infaz işlemlerine ilişkin şikâyetleri inceleyen ve uyuşmazlıkları çözen merciidir. Görevleri arasında idare ve gözlem kurulu kararlarının hukuka uygunluk denetimi, hükümlünün şikâyetlerinin incelenmesi ve infaz hesabına ilişkin uyuşmazlıkların çözümü yer alır. Adana yargı çevresinde bu başvurular Adana İnfaz Hâkimliği önünde görülür.

Başvuru ve süreler bakımından izlenecek temel adımlar şunlardır:

AşamaMerciiTipik süre
İyi hâl değerlendirmesiİdare ve gözlem kuruluDosyaya göre değişir
Kurul kararına itirazİnfaz hâkimliğiTebliğden itibaren 15 gün
İnfaz hâkimliği kararına itirazAğır ceza mahkemesiTebliğden itibaren 7 gün

Bu nedenle her dosyada infaz hesabının kurumun resmi belgeleri üzerinden yapılması, basın açıklamalarına dayanılmaması gerekir. İki hükümlünün cezası aynı görünse de suç tarihi, suç tipi ve disiplin geçmişi farklıysa sonuç değişir.

Önceki Pandemi Düzenlemesiyle İlişki

Bu paketin tarihsel kökeni, 30 Mart 2020 tarihinde getirilen geçici infaz rejimidir. O dönemde, belirli tarihten önce işlenen suçlar için açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlik süreleri geçici olarak genişletilmişti. Ancak geçici rejim belirli bir tarih sınırına bağlıydı; sınır tarihinden sonra suç işleyenler aynı imkândan yararlanamıyordu.

7571 sayılı Kanun, bu farkı 31 Temmuz 2023 sınırını esas alarak kısmen giderir. Düzenleme, 30 Mart 2020 öncesi rejimde istisna sayılan, buna karşılık yeni geçici düzenleme kapsamına alınan suçlar yönünden de uygulama alanı bulur. Örgütlü suçlar bakımından durum karmaşıktır; 2020 düzenlemesinde örgütlü suçlara tanınan iyileştirme gözetilerek yeni metinde de bu suçların bir kısmı bakımından tartışmalar sürmektedir. Uygulamanın hükümlü lehine mi yoksa dar mı yorumlanacağı, infaz mahkemeleri ve istinaf kararlarıyla netleşecektir.

Kapsam Dışı Suçlar

Düzenleme her suçu kapsamaz. Toplumsal güvenlik gerekçesiyle bir grup ağır suç indirim dışında tutulmuştur. Kapsam dışı bırakılan başlıca suçlar şunlardır:

  • Terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar
  • TCK m.82/1-(d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan kasten öldürme halleri (alt soya, üst soya, eşe, kardeşe; çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı; gebe olduğu bilinen kadına karşı)
  • Deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları
  • Cinsel saldırı (TCK m.102), çocuğun cinsel istismarı (TCK m.103) ve TCK m.104'ün ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki suçlar
  • Uyuşturucu ticareti gibi belirli ağır suç tipleri

Deprem nedeniyle yapı çökmesi sonucu ölüme yol açan suçların açıkça kapsam dışına alınması, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen müteahhit ve sorumluluk davaları düşünüldüğünde dikkat çekicidir. Bu istisnalar, infaz rejimindeki yumuşamanın mağdur haklarını ve kamu güvenliğini zedelememesi düşüncesine dayanır. Ceza doktrininde de İzzet Özgenç'in vurguladığı üzere, infaz politikası ile suçla mücadele arasındaki denge, kapsam dışı suç listelerinde somutlaşır.

Hakaret Suçu ve Diğer Ceza Hukuku Değişiklikleri

Paket yalnızca infazla sınırlı değildir. En çok tartışılan değişikliklerden biri hakaret suçuna (TCK m.125) ilişkindir. Düzenlemeyle hakaret suçu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli (TCK m.125/3-a) hariç olmak üzere, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme (TCK m.75) müessesesine alınmıştır. Bu, makalenin önceki sürümlerinde ve kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "hakarette etkin pişmanlık indirimi" anlatımından farklıdır; getirilen şey bir etkin pişmanlık indirimi değil, suçun çözüm usulünün uzlaştırmadan önödemeye kaydırılmasıdır.

Fark pratikte önemlidir. Önödeme kurumunda, fail kanunda belirlenen miktarı süresinde öderse hakkında kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer. Uzlaştırmada ise taraf iradesi ve uzlaştırmacı süreci esastır. Kanun koyucu, sosyal medya kaynaklı hakaret dosyalarının yargıyı tıkamasını önlemeyi ve uyuşmazlıkların erken aşamada çözülmesini amaçlamıştır. Uygulamada bu, çok sayıda hakaret dosyasının önödeme yoluyla soruşturma aşamasında sonuçlanması anlamına gelir.

Ceza muhakemesi tarafında da bir denge hükmü getirildi. CMK m.253'te yapılan değişiklikle, önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağı düzenlendi.

Paketin ceza dışı bölümleri de vardır. Enflasyon düzeltmesi, 2025 (geçici vergi dönemleri dâhil), 2026 ve 2027 hesap dönemleri için şartlar oluşsa bile uygulanmayacak; Cumhurbaşkanına bu süreyi uzatma yetkisi tanındı. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesinde yapılan değişiklikle önalım (şufa) hakkında dava açma süresi iki yıldan bir yıla indirildi ve rayiç bedel esası getirildi. Bu kalemler vergi, sosyal güvenlik ve medeni hukuku ilgilendirse de aynı kanun metni içinde düzenlenmiştir.

Uygulamada Doğan Tartışmalar

Düzenlemenin en çok eleştirilen yönü, suç tarihini esas alan ayrımdır. 31 Temmuz 2023 sınırının hemen öncesinde ve sonrasında suç işleyen iki kişi, benzer cezalara rağmen farklı infaz rejimlerine tabi olabilmektedir. Kanun koyucu bunu eşitsizliği gidermek için yaptığını belirtse de, yeni bir sınır tarihi getirilmesinin başka bir eşitsizlik doğurduğu yönünde görüşler vardır.

İkinci tartışma, kapsam dışı suçların belirlenmesinde yaşanır. Örgütlü suç ve terör nitelendirmesi, somut dosyada hangi maddeye göre yapıldığına bağlı olarak hükümlünün kapsam içinde mi dışında mı kaldığını değiştirebilir. Aynı eylem, iddianamede farklı nitelendirildiğinde sonuç değişir. Bu nedenle her dosyada infaz hesabının ayrı yapılması gerekir; genel açıklamalardan yola çıkarak "şu kadar erken çıkar" demek hatalıdır.

Üçüncü tartışma, kararların geriye yürümesiyle ilgilidir. İnfaz lehe değişikliklerinde hükümlüler bakımından lehe hüküm uygulanır; ancak kapsam dışı suçlardan hüküm giyenler bu lehe yorumdan yararlanamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, infaz rejimine ilişkin lehe düzenlemeler kesinleşmiş hükümler bakımından da uygulanır; bu nedenle sınırda kalan dosyalarda infaz hâkimliği ve istinaf değerlendirmeleri belirleyici olur. 11. Yargı Paketi'nin sınır tarihine ilişkin yorum farklılıklarının önümüzdeki dönemde Yargıtay içtihadıyla netleşmesi beklenir.

Sık Yapılan Hatalar

Hükümlü yakınlarının en sık düştüğü yanılgı, düzenlemeyi otomatik tahliye sanmaktır. Erken denetimli serbestlik, idare ve gözlem kurulu kararı ile infaz hâkimliği denetimine tabidir; başvuru ve değerlendirme süreci işler.

İkinci yaygın hata, kapsam dışı bir suçtan hükümlü olan kişinin de yararlanacağını varsaymaktır. Terör, örgütlü suç ya da cinsel suçlardan hüküm giyen kişi, suç tarihi 31 Temmuz 2023 öncesi olsa bile bu erken geçişten yararlanamaz.

Üçüncüsü, suç tarihinin değil karar veya kesinleşme tarihinin esas alındığını sanmaktır. Belirleyici olan fiilin işlendiği tarihtir. Karar 2024'te kesinleşmiş olsa bile, fiil 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlendiyse kapsam içindedir.

Dördüncü hata, hakaret suçundaki değişikliği "ceza indirimi" sanmaktır. Hakaret artık önödeme kapsamındadır; bu bir indirim değil, dosyanın çözüm usulünün değişmesidir ve kamu görevlisine hakaret bu kapsamın dışındadır.

Sıkça Sorulan Sorular

11. Yargı Paketi af mı?

Hayır. Genel veya özel af değildir. Ceza ortadan kalkmaz; yalnızca infaz rejimi, denetimli serbestlik ve açık cezaevine ayrılma süreleri değişir.

11. Yargı Paketi kapsamında hangi suçlar kapsam dışı?

Terör ve örgütlü suçlar, TCK m.82/1-d,e,f kapsamındaki kasten öldürme halleri, deprem nedeniyle yapı çökmesi sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı kapsam dışındadır.

Düzenleme hangi tarihli suçları kapsıyor?

31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçları kapsar. Belirleyici olan karar tarihi değil, fiilin işlendiği tarihtir.

Hakaret suçunda ne değişti?

Hakaret (TCK m.125), kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç, uzlaştırma kapsamından çıkarılıp önödeme (TCK m.75) sistemine alınmıştır.

7571 sayılı Kanun ne zaman yürürlüğe girdi?

24 Aralık 2025'te TBMM'de kabul edildi; 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Sonuç

  1. Yargı Paketi, ceza hukukunda bir af değil, infaz rejiminde bir ayarlamadır. 31 Temmuz 2023 tarih sınırı, kapsam dışı suç listesi ve kapalı kurumda asgari kalış şartları, kimin ne ölçüde yararlanacağını belirler. Hakaret suçunun önödeme kapsamına alınması ve önalım süresinin kısaltılması ise paketin infaz dışı yüzünü gösterir. Her dosyanın infaz hesabı suç tarihine, ceza miktarına ve suç tipine göre ayrı yapılır.

Kaynakça

  • 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (R.G. 25.12.2025, No. 33118)
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.75, m.82, m.102-104, m.125)
  • 5271
#CezaHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler