
16 Temmuz 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kamuoyunda 12. Yargı Paketi adıyla anılan düzenleme, İcra ve İflâs Kanunu'ndan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na kadar on üç ayrı kanunda değişiklik yapıyor.
Paketin ağırlık merkezi usul hukuku. Belirsiz alacak davasının kaldırılması, duruşmalar arasına üç aylık üst sınır konması, kanuni faizin sabit orandan çıkarılıp reeskont oranına bağlanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden düzenlenmesi, derdest binlerce dosyayı doğrudan ilgilendiriyor.
12. Yargı Paketi Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
12. Yargı Paketi tek bir tarihte bütünüyle yürürlüğe girmedi; kanunun yürürlük maddesi üç ayrı takvim öngörüyor. Bu ayrım önemli, çünkü aynı kanunun farklı hükümleri farklı tarihlerde devreye giriyor.
Hüküm grubu | Yürürlük tarihi | |
|---|---|---|
Danıştay Kanunu geçici m.27 değişikliği | 23 Temmuz 2026'dan geçerli olmak üzere yayım tarihinde | Geriye yürüyen tek hüküm |
Elektronik satış portalına ilişkin iki madde (TMK m.440, m.444) | 31 Ekim 2026 | Yayımdan üç ay sonra |
E-duruşmada imza kuralı (HMK m.149) | 31 Ekim 2026 | Yayımdan üç ay sonra |
Diğer bütün hükümler | 31 Temmuz 2026 | Yayım tarihi |
Danıştay'a ilişkin hükmün 23 Temmuz 2026'dan geçerli sayılması teknik bir zorunluluktan kaynaklanıyor: daire sayısının azaltılmasına ilişkin on yıllık süre o tarihte dolmak üzereydi, süre on dört yıla çıkarıldı.
Üç ay ertelenen hükümler ikiye ayrılıyor: elektronik satış portalına ilişkin iki madde ile HMK m.149'daki e-duruşma imza kuralı. İkisi de UYAP tarafında yazılım değişikliği gerektirdiği için 31 Ekim 2026'ya bırakıldı. Ağustos–Ekim arasında bu iki alanda eski kurallar işlemeye devam ediyor.

12. Yargı Paketi Maddeleri: Değişen Kanunların Tam Listesi
12. Yargı Paketi 27 madde ve bir geçici maddeden oluşuyor. Değiştirilen kanunlar ve temel müdahale alanları şöyle:
Kanun | Değişen hüküm | Konu |
|---|---|---|
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu | m.114 | Ortaklığın giderilmesinde artırma usulü, teminat, idari para cezası |
1512 sayılı Noterlik Kanunu | m.55 | Elektronik ortamda onaylı örnek gönderimi |
2575 sayılı Danıştay Kanunu | geçici m.27 | Daire sayısı geçiş süresi (on yıl → on dört yıl) |
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri Kanunu | m.7 | Tek hâkimle görülecek davalarda parasal sınır |
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu | m.45, m.46 | İstinaf kapsamı ve temyiz yolu |
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu | m.26 | İhtisas kurulu üyelerinin görev süresi |
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu | m.10, m.63 | Yardımcılık sınavları, bilirkişiye başvurma |
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun | m.1 | Kanuni faiz oranının hesaplanması |
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu | m.440, m.444 | Elektronik satış portalı entegrasyonu |
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu | m.158 | Ödeme aracı temini hâlinde ceza indirimi |
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu | m.80, m.231, m.247, m.308 | Koruma tedbiri kayıtları, HAGB, kaçak sanık, Başsavcı itirazı |
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu | m.55 | Tazminatta faiz başlangıcı ve mahsup |
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | m.107 (mülga), m.109, m.147, m.149, m.166, m.168, m.362 | Belirsiz alacak, kısmi dava, duruşma aralığı, e-duruşma, birleştirme, temyiz |
Listeye bakıldığında paketin bir "ceza affı" değil, bir yargılama verimliliği düzenlemesi olduğu görülüyor. Ağırlık HMK ve idari yargı usulünde.

IBAN Kiralama Cezası İndirimi: TCK m.158'e Eklenen Fıkra
Son yılların en yaygın soruşturma tiplerinden biri, banka hesabını üçüncü kişilere kullandıran kişilerin nitelikli dolandırıcılığa iştirakten yargılanması. Bu dosyalarda hesabını verenle organizasyonu kuran arasında ceza bakımından fark bulunmuyordu.
12. Yargı Paketi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158'e eklediği fıkrayla bu farkı kurdu. Düzenlemeye göre, dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca banka hesabı veya kredi kartı gibi ödeme aracının kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri temin etmekle sınırlı kalan fail hakkında verilecek ceza yarı oranında indiriliyor.
İndirimin otomatik olmadığını vurgulamak gerekiyor. Fıkra, iştirakin bu eylemle sınırlı kalmasını arıyor. Hesap sahibi para trafiğini yönetmiş, çekim yapmış, başka hesaplara aktarma yapmışsa iştirak "sınırlı" sayılmaz ve indirim uygulanmaz. Uygulamada bu ayrımın delili genellikle HTS kayıtları, mesajlaşma içerikleri ve hesap hareketlerinin kim tarafından yapıldığına ilişkin teknik incelemeler oluyor.

IBAN kiralama cezası indirimi kimlere uygulanır?
Geçici Madde 1, daha önce hüküm verilmiş ve kanun yolu incelemesi süren dosyalar için ayrı geçiş kuralları öngörüyor. Yani kesinleşmemiş dosyalarda yeni fıkranın lehe hüküm olarak değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor. Bu tür dosyalarda bilişim suçları ve dolandırıcılık uyuşmazlıklarının hukuki çerçevesi ile ceza yargılamasının aşamaları birlikte değerlendiriliyor.
HAGB Yeni Düzenleme 2026: AYM İptalinin Ardından Kurulan Denge
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, son üç yılın en çok tartışılan ceza muhakemesi kurumu. Kronolojiyi bilmeden 2026 düzenlemesini anlamak mümkün değil.
Birinci iptal. Anayasa Mahkemesi, 1 Haziran 2023 tarihli E.2022/120, K.2023/107 sayılı kararıyla CMK m.231'in beşinci fıkrasının birinci cümlesini iptal etti; uygulanma imkânı kalmayan (6)-(14) numaralı fıkralar da iptal kapsamına alındı. Karar 1 Ağustos 2023'te Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptal hükmünün yürürlüğü bir yıl ertelendi.
Yasama müdahalesi. Kanun koyucu 7499 sayılı Kanun'la 1 Haziran 2024'te devreye giren bir düzenleme yaptı. Sanığın kabulü şartı kaldırıldı, karara karşı kanun yolu itirazdan istinafa çevrildi.
İkinci iptal. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi de yeterli bulmadı. 10 Temmuz 2025 tarihli E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararla CMK m.231'in HAGB'yi düzenleyen (5) ilâ (14) numaralı fıkra hükümleri yeniden iptal edildi. Mahkeme, ilk iptal kararında işaret ettiği güvencelerin — özellikle kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği işkence ve kötü muamele suçları bakımından — hâlâ getirilmediğini tespit etti. Karar 31 Aralık 2025 tarihli, 33124 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendi. Yani 30 Eylül 2026'da HAGB'nin kanuni dayanağı ortadan kalkacaktı.

12. Yargı Paketi. Kanun, bu tarih gelmeden CMK m.231'i yeniden düzenledi. 2026 itibarıyla tablo şöyle:
Unsur | 31 Temmuz 2026 sonrası durum |
|---|---|
Ceza üst sınırı | İki yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası |
Sabıka şartı | Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet bulunmaması |
Kanaat şartı | Mahkemenin yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine ulaşması |
Zarar şartı | Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi |
Denetim süresi | Beş yıl |
Kanun yolu | İstinaf; bölge adliye mahkemesi kararı ayrıca temyiz denetimine açık |
Yasak suçlar | İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçları |
İşkence ve kötü muamele suçlarının kapsam dışına çıkarılması, Anayasa Mahkemesi'nin iki kararında da altını çizdiği noktaydı. Düzenleme bu yönüyle bir yasama tercihi değil, anayasal bir zorunluluğun karşılanması.
Pratikte en çok gözden kaçan ayrıntı kanun yolu. 1 Haziran 2024 öncesinde verilen HAGB kararlarına karşı itiraz yolu işliyordu; sonrasında istinaf geçerli. Yeni düzenleme denetimi bir kademe daha açıyor: bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz incelemesine de tabi. Yani HAGB kararı artık hem usul hem esas yönünden iki dereceli denetimden geçebiliyor. Süre kaçırmamak için bakılacak ilk şey kararın tarihi. Ağır ceza yargılamasının işleyişine ilişkin genel çerçeve bu ayrımı değerlendirirken başvurulacak temel noktalardan biri.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? HMK m.107'nin İlgası
Kısa cevap: kaldırıldı, ama etkisi sanıldığı kadar geniş değil.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyen alacaklıya, belirsiz alacak davası açma imkânı tanıyordu. 7589 sayılı Kanun bu maddeyi yürürlükten kaldırdı.
Boşluğu HMK m.109 dolduruyor. Yeni düzenlemeye göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan, tahkikat sona erinceye kadar artırılabiliyor.
Fark nerede? Belirsiz alacak davasında dava dilekçesindeki asgari miktar, zamanaşımını alacağın tamamı için kesiyordu ve talep artırımı tek sefere bağlı değildi. Kısmi dava sisteminde ise artırım hakkı tek kullanımlık. Bu, özellikle işçilik alacakları ve destekten yoksun kalma tazminatı gibi bilirkişi raporuyla netleşen alacaklarda dilekçe stratejisini değiştiriyor.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli E.2016/6, K.2017/5 sayılı kararında işçilik alacaklarının belirsiz alacak davasına konu olup olamayacağı hakkında içtihadı birleştirmeye yer olmadığına karar vermiş; her alacağın belirli mi belirsiz mi olduğunun somut olayın özelliğine göre saptanması gerektiğini belirtmişti. Bu yaklaşım artık m.107 üzerinden değil, doğrudan kısmi dava ve talep artırımı üzerinden tartışılacak. İlgili kararlara Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşılabiliyor.
Geçiş hükmü burada belirleyici: 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış davalarda mülga m.107 uygulanmaya devam ediyor. Derdest bir belirsiz alacak davası, kanun kalktı diye usulden reddedilmeyecek.
Duruşmalar Arası Süre 3 Ay: HMK m.147 Değişikliği
12. Yargı Paketi öncesinde hukuk yargılamasında duruşma aralıklarının altı ayı, bazı adliyelerde daha uzun süreleri bulması yıllardır eleştiriliyordu. HMK m.147'ye eklenen kural, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını öngörüyor.
Kuralın istisnası var. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçe göstererek daha uzun bir süre belirleyebiliyor. Yani üç ay mutlak bir tavan değil, gerekçesiz aşılamayan bir tavan.
Aynı kanunla HMK m.149'da ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılma kuralları genişletildi; uzaktan katılan taraf bakımından ıslak imza şartı, feragat ve kabul gibi kesin irade beyanı gerektiren işlemlerle sınırlandırıldı. Bu hüküm 31 Ekim 2026'da yürürlüğe giriyor. E-duruşmanın yaygınlaşması, üç aylık sınırın fiilen tutturulabilmesi bakımından tamamlayıcı bir düzenleme.
Adana Adliyesi gibi dosya yoğunluğu yüksek adliyelerde bu sınırın pratik karşılığı, ön inceleme ve tahkikat duruşmalarının daha sık ama daha kısa yapılması yönünde olacak. Kuralın etkisi hâkim başına düşen dosya sayısıyla doğrudan bağlantılı; kanun metni tek başına tensip aralığını kısaltmıyor.
Kanuni Faiz Oranı 2026: Sabit Orandan Reeskont Bağlantılı Sisteme
12. Yargı Paketi öncesinde 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi, kanuni faizi sabit bir oran üzerinden belirliyordu. Enflasyonun yükseldiği dönemlerde bu oran, alacaklıyı fiilen cezalandıran bir düzeye inmişti.
12. Yargı Paketi oranı Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenine bağladı. Hesaplama yıl içinde iki referans noktasına dayanıyor: bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki oran esas alınıyor; 30 Haziran itibarıyla açıklanan oranla arasındaki fark beş puan veya daha fazlaysa, yılın ikinci yarısı için 30 Haziran oranı uygulanıyor.
Bu, sabit orandan dinamik orana geçiş anlamına geliyor. Güncel tutarı öğrenmek için TCMB'nin ilan ettiği son reeskont oranına bakmak gerekiyor; kanun artık rakamı değil, formülü belirliyor.
Oranın yükselmesi her davada alacaklının lehine sonuç doğurmuyor. Aşağıdaki TBK m.55 değişikliği, tazminat davalarında faizin başlangıç anını bazı kalemler için ileri tarihe taşıyor. Yüksek oran ile kısa süre çarpımı, düşük oran ile uzun süre çarpımından daha küçük çıkabiliyor.
Tazminat Davalarında Faiz Başlangıcı: TBK m.55 Değişikliği
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55, çalışma gücünün kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarının hesabını düzenliyor. Yapılan değişiklik, faiz işletilecek dönemi ikiye ayırıyor:
Zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat kalemlerinde faiz, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren işliyor.
Kazancın bilinemediği, yani ileriye dönük varsayımsal hesaplamaya dayanan döneme ilişkin kalemlerde faiz, karar tarihinden itibaren işliyor.
Ayrıca mahsup kurallarına ilişkin bir düzenleme getirildi. Sigorta ödemeleri ve benzeri kalemlerin tazminattan düşülmesinde hangi sıranın izleneceği netleştirildi.
Bu değişiklik yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiiller için uygulanıyor. Daha önceki bir trafik kazasından veya iş kazasından doğan davada eski rejim geçerliliğini koruyor — dava bugün açılsa bile. Tetikleyici olan dava tarihi değil, olay tarihi. Maddi ve manevi tazminat uyuşmazlıklarının hukuki çerçevesi bakımından bu ayrım, faiz hesabında ciddi tutar farkları yaratabiliyor.
İdari Yargıda Parasal Sınır ve Kanun Yolları
İdari yargı, 12. Yargı Paketi'nin en az konuşulan ama pratikte en çok dosya etkileyen ayağı.
Tek hâkim sınırı. 2576 sayılı Kanun m.7'deki parasal sınır 486.000 TL'ye yükseltildi. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklar idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülüyor. Değişiklik yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davalara uygulanıyor; derdest dosyalar heyet düzeninde kalıyor.
Temyiz yolu. İYUK m.45 ve m.46'da yapılan değişiklikle, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar bakımından Danıştay'da temyiz yolu açıldı. Bu, istinaf sonrası kesinleşen bir karar grubunun yüksek mahkeme denetimine girmesi anlamına geliyor.
Geçiş hükmü burada da net: m.46 değişikliği, 31 Temmuz 2026'dan sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanıyor. Daha önce verilmiş kararlar eski kanun yolu rejimine tabi. Adana Bölge İdare Mahkemesi dahil bütün bölge idare mahkemeleri bakımından ayrım aynı: belirleyici olan kararın tarihi, dosyanın açılış tarihi değil.
Danıştay yapısı. 2575 sayılı Kanun geçici m.27'deki "on yıl" ibaresi "on dört yıl" olarak değiştirildi ve bu hüküm 23 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli sayıldı.
İcra Hukuku: Mirasçıya Öncelikli Artırma ve Elektronik Satış
12. Yargı Paketi ile İİK m.114'te yapılan değişiklik, ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde miras kaynaklı taşınmazlara özel bir usul getiriyor.
Bütün paydaşların mülkiyeti miras yoluyla kazanmış olması hâlinde birinci artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılıyor ve muhammen kıymetin tamamı esas alınıyor. Amaç, aile taşınmazının düşük bedelle üçüncü kişilere geçmesinin önüne geçmek. TMK m.440 ve m.444'te yapılan değişiklikler bu usulü elektronik satış portalıyla uyumlu hâle getiriyor.
İkinci bir düzenleme, ihale bedelini süresinde yatırmayan alıcıya yaptırım getiriyor: teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanıyor. Elektronik satış portalında spekülatif teklif verip bedeli yatırmama pratiğine karşı bir önlem.
Bu hükümler, yürürlükten önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmıyor. İlan tarihi 31 Temmuz 2026'dan önceyse eski usul devam ediyor. İcra ve iflas takiplerinin işleyişi ile aile ve miras kaynaklı uyuşmazlıkların kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ortaklığın giderilmesi dosyalarında ilan tarihinin takibi kritik hâle geliyor.
Elektronik satış portalına ilişkin maddelerin 31 Ekim 2026'da yürürlüğe gireceğini hatırlamak gerekiyor. Ağustos–Ekim arasında ilan edilen artırmalarda portal tarafındaki yeni kurallar henüz işlemiyor.
Ceza Muhakemesinde Diğer Değişiklikler
12. Yargı Paketi, HAGB dışında CMK'da üç ayrı müdahale daha yapıyor.
Koruma tedbiri kayıtları (m.80). Moleküler genetik inceleme ve benzeri koruma tedbirlerinin sonuçlarının, kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde ayrı bir sisteme kaydedilmesi ve imhasına ilişkin usul düzenlendi.
Kaçak sanık (m.247). Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılmasına ilişkin usul değiştirildi.
Başsavcı itirazı (m.308). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak belirlendi. Geçiş hükmü, bu değişikliğin yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara uygulanacağını öngörüyor. Ölçüt dosyanın Başsavcılığa teslim tarihi. Ceza yargılamasının aşamalarına ilişkin ayrıntılı anlatım, bu itiraz yolunun sürecin neresinde durduğunu görmek bakımından yararlı bir başlangıç noktası.
Geçiş Hükümleri: Derdest Dosyanıza Hangi Hüküm Uygulanır?
12. Yargı Paketi'nin en çok yanlış anlaşılan kısmı burası. Geçici Madde 1, her değişiklik için ayrı bir tetikleyici belirliyor. "Kanun çıktı, benim dosyama da uygulanır" varsayımı çoğu kalemde yanlış.
Değişiklik | Tetikleyici ölçüt | Eski hüküm hangi dosyalarda devam ediyor? |
|---|---|---|
İİK m.114 (artırma usulü) | Artırmanın ilan tarihi | 31.07.2026'dan önce ilan edilmiş artırmalar |
TMK m.440, m.444 | Artırmanın ilan tarihi | 31.07.2026'dan önce ilan edilmiş artırmalar |
2576 s.K. m.7 (parasal sınır) | Davanın açılış tarihi | 31.07.2026'dan önce açılan davalar |
İYUK m.46 (temyiz yolu) | BAM kararının tarihi | 31.07.2026'dan önce verilen BAM kararları |
TCK m.158 (indirim) | Hükmün durumu / kanun yolu aşaması | Özel geçiş kuralları uygulanıyor |
CMK m.308 (Başsavcı itirazı) | Dosyanın teslim tarihi | 31.07.2026'dan önce teslim edilen dosyalar |
TBK m.55 (faiz başlangıcı) | Haksız fiil tarihi | 31.07.2026'dan önce gerçekleşen haksız fiiller |
HMK m.107 (mülga) | Davanın açılış tarihi | 31.07.2026'dan önce açılan davalarda m.107 yürürlükte |
Adli Tıp Kurumu m.26 | Üyenin görev süresi | Dört yılı doldurmamış üye kalan süreyi tamamlıyor |
Tablodan çıkan pratik sonuç şu: aynı büroda yürüyen iki dosya, sırf bir hafta arayla açıldıkları için farklı usul rejimlerine tabi olabiliyor. Dilekçe ve temyiz stratejisini kurarken önce tetikleyici tarihin tespiti gerekiyor.

12. Yargı Paketi'nde Af Var mı, İnfaz Düzenlemesi Geldi mi?
Hayır. 12. Yargı Paketi genel af, özel af veya infaz rejiminde indirim içermiyor. Kanun 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da değişiklik yapmıyor; denetimli serbestlik süreleri, koşullu salıverilme oranları ve infaz hesabı bakımından herhangi bir düzenleme getirmiyor.
Ceza hukukunu ilgilendiren tek maddi hüküm, TCK m.158'e eklenen ve iştiraki ödeme aracı temini ile sınırlı kalan fail için öngörülen yarı oranındaki indirim. Bu bir af değil, suça iştirakin derecesine göre cezayı bireyselleştiren bir indirim sebebi. Uygulanması için mahkemenin iştirakin sınırlı kaldığını tespit etmesi gerekiyor.
Paket görüşülürken gündeme gelen bazı düzenlemeler nihai metne girmedi. Kanunlaşmayan taslak hükümler üzerinden yorum yapmak, yayımlanmış metinle örtüşmeyen sonuçlara götürüyor. Ölçüt Resmî Gazete'de yayımlanan metin.
Uygulamada Yapılması Beklenen Hatalar
1. "HMK m.107 kalktı, davam düşer" sanmak. Tam tersi. Geçici Madde 1, 31 Temmuz 2026'dan önce açılan davalarda mülga maddenin uygulanmaya devam edeceğini açıkça söylüyor. Derdest belirsiz alacak davasında talep artırımı hakkı korunuyor.
2. Kısmi davada artırım hakkını erken kullanmak. Yeni HMK m.109 artırımı bir defaya mahsus tanıyor. Bilirkişi raporu gelmeden yapılan artırım, rapor sonrası ortaya çıkan daha yüksek tutar için ikinci bir artırım imkânı bırakmıyor. Rapor beklemeden dilekçe vermek, hak kaybına en açık noktalardan biri.
3. Faiz oranı yükseldi diye tazminat davasında bekleme yapmak. Kanuni faizin reeskont oranına bağlanması, TBK m.55'teki faiz başlangıcı değişikliğiyle birlikte okunmalı. Kazancın bilinemediği döneme ilişkin kalemlerde faiz karar tarihinden işlemeye başlıyor; davayı geciktirmek faiz kazandırmıyor.
4. HAGB kararına itiraz yoluna başvurmak. 1 Haziran 2024'ten sonra verilen HAGB kararlarında kanun yolu istinaf. Eski alışkanlıkla itiraz dilekçesi verilmesi, süre kaybına yol açabiliyor. Kararın tarihi bakılacak ilk şey.
5. Ortaklığın giderilmesinde ilan tarihini gözden kaçırmak. Mirasçıya öncelikli artırma usulü, yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra ilan edilen artırmalarda geçerli. Daha önce ilan edilmiş bir satışta mirasçı önceliği talep etmek sonuç doğurmuyor.
6. Üç aylık duruşma sınırını mutlak sanmak. HMK m.147 gerekçe gösterilmesi hâlinde daha uzun süre verilmesine izin veriyor. Bilirkişi incelemesi süren bir dosyada duruşmanın dört ay sonraya bırakılması kanuna aykırılık oluşturmuyor.
Sonuç
12. Yargı Paketi bir af düzenlemesi değil, yargılama usulünü yeniden kuran bir kanun. Etkisi en çok üç noktada hissedilecek: belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla dilekçe stratejisinin değişmesi, kanuni faizin reeskont oranına bağlanmasıyla alacak hesaplarının yeniden yapılması ve HAGB'nin anayasal denetimden geçebilecek biçimde yeniden kurulması.
12. Yargı Paketi bakımından uygulamada belirleyici olan kanun metninin kendisi değil, geçiş hükümleri olacak. Her değişikliğin ayrı bir tetikleyici tarihi var; bir dosyanın hangi rejime tabi olduğu bu tarihe göre saptanıyor. Derdest dosyalarda ilk yapılması gereken, ilgili tetikleyicinin tespiti.
Kaynakça
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — R.G. 31.07.2026, Sayı: 33326 · resmigazete.gov.tr
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · mevzuat.gov.tr
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu · mevzuat.gov.tr
Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149, 10.07.2025 — R.G. 31.12.2025, Sayı: 33124 · normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr
Anayasa Mahkemesi, E.2022/120, K.2023/107, 01.06.2023 — R.G. 01.08.2023
Yargıtay İBBGK, E.2016/6, K.2017/5, 15.12.2017 · karararama.yargitay.gov.tr
Sık Sorulan Sorular
12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girdi?
12. Yargı Paketi'nde af var mı?
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
IBAN'ını kullandırana ceza indirimi geldi mi?
HAGB 2026'da uygulanıyor mu?
HAGB hangi suçlarda uygulanmıyor?
Duruşmalar arası süre gerçekten üç ayı geçemeyecek mi?
Kanuni faiz oranı ne oldu?
TBK m.55 değişikliği eski kazalara uygulanır mı?
İdare mahkemesinde tek hâkim sınırı kaç TL oldu?
Ortaklığın giderilmesinde mirasçı önceliği ne demek?
Derdest dosyama yeni hükümler uygulanacak mı?
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.


