İş Yeri Kira Tespit Davası Şartları ve Dava Süreci
Borçlar Hukuku

İş Yeri Kira Tespit Davası Şartları ve Dava Süreci

05 Haziran 2026 15 dk okuma Av. Mert Yaka Av. Mert Yaka
Okumaya Devam Et
İş Yeri Kira Tespit Davası Şartları ve Dava Süreci

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi, kira bedelinin belirlenmesini iki ayrı rejime bağlamıştır: beş yılı doldurmayan kira ilişkilerinde TÜFE oniki aylık ortalaması yasal tavan olarak işlev görürken, beş yılı aşan veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde hâkim TÜFE'nin yanı sıra kiralananın durumunu, emsal kira bedellerini ve hakkaniyeti de gözetmek zorundadır. Bu ayrım, çatılı işyeri kiralarında belirleyici bir anlam taşır: ekonomik konjonktürün hızla değiştiği dönemlerde sabit kalan ya da TÜFE artışıyla sınırlı kira bedelleri piyasa gerçeğinden uzaklaştığında, taraflardan herhangi biri kira bedelinin yeniden belirlenmesini mahkemeden talep edebilir.

Adana'daki ticari kira ilişkilerinde de bu tür uyuşmazlıklar sıkça gündeme gelir. Özellikle perakende ve sanayi bölgelerindeki taşınmazlarda kira bedelinin piyasa değerinin oldukça altında kaldığı uzun süreli sözleşmeler, kira tespit davasının başvurulan temel araç olduğunu göstermektedir. Aşağıda TBK m.344 ve m.345 çerçevesinde iş yeri kira tespit davasının yasal koşulları, dava açma süreleri, hâkimin takdir yetkisinin sınırları, yargılama süreci ve maliyet kalemleri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.


Kira Tespit Davası Nedir ve Hukuki Dayanağı

Kira bedelinin tespiti davası, kira ilişkisi devam ederken uygulanacak kira miktarının mahkeme kararıyla saptanmasını amaçlayan özel nitelikli bir tespit davasıdır. Bu davanın özü bir tahliye ya da sözleşmenin sona erdirilmesi değildir; kira ilişkisinin varlığı sürdürülmekte, yalnızca uygulanacak bedel yeniden belirlenmektedir. Karar eda hükmü içermediğinden, tespit kararı tek başına ilamlı icra yoluyla takibe konulamaz; kira farkının tahsili için ayrı bir alacak davası açılması gerekir.

Hukuki dayanak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. ve 345. maddeleridir. TBK m.344/3 şu hükmü içermektedir: "Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli; hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir." Madde, taraflara anlaşma özgürlüğü tanımakla birlikte bu özgürlüğün gerçekleşmediği ya da sonuçların piyasa gerçeğiyle uyumsuzlaştığı her durumda mahkeme müdahalesine kapı açmaktadır.

Kira tespit davası, uygulamadaki kökenini 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na dayandırır. TBK'nın 01.07.2012'de yürürlüğe girmesinden önce de bu dava, içtihat hukuku aracılığıyla uygulanmaktaydı; söz konusu karardan TBK dönemine devreden "hak ve nesafet" ilkesi, bugün TBK m.344/3'teki "hakkaniyete uygun biçimde belirleme" ifadesinin somutlaştırılmasında hâlâ merkezi konumdadır.


İş Yeri Kira Tespit Davası Şartları

Çatılı İşyeri Kirası Kapsamında Olmak

TBK m.339 ila m.356 arasında düzenlenen konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler, kira tespit davasını mümkün kılan zemin sağlar. İşyeri kiraları açısından "çatılı" nitelik belirleyicidir: işyerinin bir yapıyla örtülü, bağımsız bir mekân olması gerekir. Otoparklar, açık depolar veya arazi kiralarına bu hükümler doğrudan uygulanmaz.

Geçerli ve Devam Eden Bir Kira Sözleşmesi

Kira tespit davası, sözleşmenin hâlâ yürürlükte olduğu varsayımına dayanır. Sözleşme sona ermiş, feshedilmiş ya da tahliye kararı kesinleşmişse artık tespit davası açılabilir bir zemin kalmaz.

Beş Yıllık Sürenin Aşılması veya Beş Yıldan Sonra Yenileme

Bu şart, yalnızca TBK m.344/3 kapsamındaki tespit için gereklidir. Beş yılı doldurmayan sözleşmelerde hâkim TÜFE sınırı dışına çıkamaz; emsal kira bedeli araştırması ve hakkaniyet değerlendirmesi yapamaz. Beş yıllık sürenin başlangıcı için ilk kira sözleşmesinin tarihi esas alınır; sözleşmenin yenilenmiş olması bu süreyi kesmez; birden fazla sözleşme yapılmış olsa dahi fiili kira ilişkisinin devamlılığı belirleyicidir.

Hukuki Yarar

Açılacak davanın taraflarından herhangi biri, yeni dönem kira bedelinin daha yüksek veya daha düşük belirlenmesi konusunda somut bir çıkarının varlığını ortaya koymalıdır. Kiraya veren yönünden hukuki yarar, kira bedelinin piyasa emsal değerinin altında kaldığını göstermekle sağlanır. Kiracı yönünden ise kira bedelinin yasal artış oranının üstünde tutulduğu ya da artış anlaşmasının TBK ile çeliştiği durumlarda hukuki yarar doğar.

01.09.2023 Sonrası: Arabuluculuk Dava Şartı

7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'na eklenen m.18/B, 01.09.2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamına almıştır. Bu tarihten sonra açılacak kira tespit davalarında arabulucuya başvurup son tutanak alınmadan mahkemeye müracaat edilmesi, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesiyle sonuçlanır. İstisna yalnızca ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin uyuşmazlıklar için geçerlidir; kira tespiti bu istisna kapsamına girmez.


Kira Tespit Davası Açma Süresi ve Kararın Geçerli Olacağı Dönem

TBK m.345, dava açma süresini ve kararın hüküm doğuracağı dönemi birbirine bağlayan kritik bir mekanizma kurmaktadır. Hükmün temel mantığı şudur: tespit kararının yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olabilmesi için, ya yeni dönem başlamadan en az 30 gün önce kiraya verence kiracıya ihtar gönderilmiş olmalı ya da bizzat dava açılmış olmalıdır.

Uygulama şu iki ihtimali doğurur:

İhtar veya dava, yeni dönem başlamadan en az 30 gün öncesine denk geliyorsa, mahkemece belirlenen kira bedeli o dönemin ilk gününden itibaren geçerlidir ve önceki dönemle aradaki fark talep edilebilir. İhtar veya dava 30 günlük süre içinde ya da yeni dönem başladıktan sonra açılıyorsa karar bir sonraki kira dönemi için hüküm doğurur. Bu durum, kiraya veren açısından ciddi bir gelir kaybına yol açabilir.

Durum Kararın Geçerli Olduğu Dönem
Yeni dönem başlamadan ≥ 30 gün önce ihtar veya dava O kira dönemi (dönem başından itibaren)
30 günden az kaldığında veya dönem başladıktan sonra Bir sonraki kira dönemi

Hâkim Kira Bedelinin Tespitini Nasıl Yapar?

TBK m.344/3 kapsamında hâkimin kira bedelini belirlerken gözetmesi gereken üç temel ölçüt mevcuttur: TÜFE oniki aylık ortalaması, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri. Bunlara ek olarak madde, "hakkaniyete uygun biçimde" belirleyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

TÜFE Oniki Aylık Ortalaması

Beş yılı aşmayan kira sözleşmelerinde bu oran kesin bir tavan olarak işlev görür; hâkim bu oranı aşamaz. Beş yılı aşan sözleşmelerde ise TÜFE artık tek belirleyici değildir; ancak hâkimin önemli bir referans noktasıdır. 2026 itibarıyla geçici düzenlemeler sona ermiş olup hem konut hem işyeri kiralarında TÜFE oniki aylık ortalaması tek yasal artış sınırı olarak uygulanmaktadır. Önceki dönemde (11.06.2022–01.07.2024) yalnızca konut kiralarına uygulanan %25 tavan, işyeri kiralarını hiçbir zaman kapsamına almamıştır.

Emsal Kira Bedellerinin Araştırılması

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2022 tarihli, 2022/5205 E. ve 2022/6879 K. sayılı kararında bu zorunluluk netlik kazanmıştır: tarafların tüm delilleri dosyaya alınmalı, bilirkişi tarafından kiralanan taşınmaz ve emsal taşınmazlar tek tek görülüp incelenmeli, konumu, çevresi, niteliği, kullanım biçimi, kira başlangıç tarihi ve süresi gibi kira bedeline etki eden tüm nitelikler karşılaştırılmalı, emsallerin neden uygun emsal olduğu somut gerekçelerle açıklanmalıdır. Hâkim, bilirkişiye taşınmazın bulunduğu çevrede benzer nitelikteki işyerlerinin kira bedellerini araştırma görevi verir.

Kiralananın Durumu

Taşınmazın fiziksel niteliği, ısı yalıtımı, yapı yaşı, asansör, otopark ve benzeri özellikleri emsal karşılaştırmasında belirleyici rol oynar. Özellikle eski yapılarda iç mekân konforu ile emsal yeni yapılar arasındaki fark, indirim ya da artırım yönünde hakkaniyet uygulamasını doğrudan etkiler.

Hak ve Nesafet (Hakkaniyet) İndirimi

Bu nokta, uygulamada en çok tartışılan ve en sık hak kaybına yol açan konudur. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre — 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'ndan bu yana kesintisiz sürdürülen bir ilke olarak — bilirkişinin belirlediği serbest piyasa emsal bedeli, doğrudan kira tespit miktarı olarak hükmedilemez. Hâkim bu bedelden kiracının eski kiracı olduğunu gözetmek suretiyle hakkaniyete uygun bir indirim yapmak zorundadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2019 tarihli, 2017/8272 E. ve 2019/5399 K. sayılı kararında, hakkaniyet indirimi uygulanmaksızın kurulan tespit kararı bozma sebebi sayılmıştır. İndirim oranının bandı ise Yargıtay içtihatlarıyla netleşmiştir: en az %5, en fazla %20. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2018 tarihli, 2017/7927 E. ve 2018/4805 K. sayılı kararında, %20'yi aşan indirim uygulaması bizzat bozma gerekçesi yapılmıştır; bu kez fazla indirim kiraya verenin aleyhine sonuç doğurmuştur.

Üstelik — ve bu nokta uygulamada mahkemelerce sıkça gözden kaçırılan bir ayrıntıdır — hakkaniyet indiriminin hesap tabanı, davacının talep ettiği kira bedeli değil, bilirkişinin taşınmazın boş olarak piyasaya çıkarılması durumunda getireceğini tespit ettiği bedeldir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, talep edilen bedel üzerinden yapılan indirimle belirlenen kira tespitini usule aykırı bulmuş; indirimin her zaman bilirkişi tespiti üzerinden yapılması gerektiğini içtihat etmiştir. Fikret Eren, Borçlar Hukuku çalışmalarında uzun vadeli kira sözleşmelerinde hakkaniyetin özellikle değişen koşullara uyumda belirleyici olduğunu vurgulamıştır; bu tespit Yargıtay uygulamasıyla örtüşmektedir.


Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Arabuluculuk Süreci

Sulh Hukuk Mahkemesi

HMK m.4/1-a uyarınca kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Adana Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan kira tespit davalarında da bu genel kural aynen uygulanmaktadır. Yetkili mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdir; taraflar arasında yetki sözleşmesi yoksa başka yer mahkemesinde açılan davalarda yetki itirazı gündeme gelebilir.

Zorunlu Arabuluculuk Aşaması

01.09.2023 tarihinden itibaren kira tespit davası açılabilmesi için öncelikle arabuluculuk ofisine başvuru yapılması zorunludur. Türkiye Barolar Birliği'nin 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemelere ilişkin duyurusunda da belirtildiği üzere arabuluculuk süreci ortalama 3 hafta ile 2 ay arasında tamamlanmakta; anlaşma sağlanamaması durumunda arabulucu son tutanak düzenlemektedir. Bu tutanak olmadan mahkemeye başvurulursa dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

Aşama Süre (Tahmini)
Arabuluculuk başvurusu ve süreç 3–8 hafta
Dava dilekçesi ve harç yatırma 1–2 hafta
Ön inceleme duruşması 1–2 ay
Bilirkişi incelemesi ve keşif 2–4 ay
Tahkikat ve karar 2–4 ay
Toplam (yaklaşık) 6–12 ay

Yargılama Süreci ve Maliyet Kalemleri

Dilekçe ve Harç

Kira tespit davası, talep edilen yıllık kira farkı üzerinden nispi harç hesaplanarak açılır. 2026 itibarıyla sulh hukuk mahkemesine başvuru harcı 335,20 TL olup davanın konusu olan kira farkına göre ek harç ödenir. Kira bedelinin tespiti davasında karar ve ilam harcının aylık kira farkı üzerinden alınması gerektiği Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihatlarıyla da teyit edilmektedir.

Gider Avansı ve Bilirkişi Ücreti

Kira tespit davalarında bilirkişi incelemesi zorunlu olduğundan gider avansı önemli bir kalem oluşturur. 2026 yılı itibarıyla bilirkişi ücreti ortalama 7.000 TL düzeyinde olup mahkeme giderleriyle birlikte toplam yargılama maliyeti 10.000–20.000 TL bandında seyredebilmektedir. Bu tutar davanın kapsamına, mahkemenin yoğunluğuna ve keşfin gerekip gerekmediğine göre değişir. Dava sonunda haksız çıkan taraf yargılama giderlerini öder. Hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulüyle sonuçlandığı durumlarda ise vekalet ücreti ve yargılama giderleri oransal olarak paylaştırılır.

Maliyet Kalemi 2026 Yaklaşık Tutar
Başvuru harcı 335,20 TL
Nispi karar harcı Aylık kira farkına göre değişir
Gider avansı 3.000–5.000 TL
Bilirkişi ücreti ~7.000 TL
Toplam mahkeme gideri (ortalama) 10.000–20.000 TL
Karşı taraf vekalet ücreti (asgari, 2025-2026 TBB asgari ücret tarifesi) 30.000 TL

Bilirkişi Raporu ve Keşif

Bilirkişi heyeti, kiraya konu taşınmazı yerinde inceler, bölgedeki emsal kira sözleşmelerini araştırır ve raporunda taşınmazın serbest piyasada boş olarak kiraya verilmesi halinde getireceği aylık kira bedelini tespit eder. Bu bedel, hâkimin hakkaniyet indirimi uygulayarak sonuca ulaşacağı taban değerdir.


Sık Yapılan Hatalar

İhtar süresini kaçırmak: Yeni dönem başlamadan 30 günlük süreyi gözden kaçıran kiraya veren, tespit kararının etkisini tam bir yıl sonraya ertelemek zorunda kalır. Bu hata, özellikle yıl sonunda açılan davalarda sıkça yaşanmaktadır. Süre hesabında kira yılının başlangıç tarihinin kira sözleşmesinde doğru tespit edilmesi sürecin sonucunu doğrudan belirler.

Arabuluculuğu atlamak: 01.09.2023 sonrasında doğrudan dava açılması en yaygın prosedür hatasıdır. Davanın usulden reddedilmesi hem zaman hem maddi kayba yol açar.

Hakkaniyet indiriminin hesap tabanını karıştırmak: Kiracı tarafı; hakkaniyet indiriminin bilirkişi raporu üzerinden değil, kendi önerdiği kira bedeli üzerinden uygulanması gerektiği yanılgısına düşebilir. Yargıtay içtihadı aksini net biçimde ortaya koymaktadır: indirim her zaman bilirkişi tespiti üzerinden yapılır.

Beş yıl hesabını yanlış yapmak: Kira sözleşmesi birden fazla kez yenilenmiş olsa dahi süre, ilk kira ilişkisinin kurulduğu tarihten itibaren işler; her yeni sözleşmenin ayrı bir süre başlattığı yanılgısı hak kaybına yol açar.

Emsal seçiminde özensizlik: Taraflar, birbirine gerçekten benzer olmayan taşınmazları emsal olarak sunduğunda bilirkişi raporu güvenilirliğini yitirir ve dava uzar. Emsal taşınmazın konumu, yapı yaşı, kullanım amacı ve kira başlangıç tarihi kriterleri titizlikle eşleştirilmelidir.

Karşı-sezgisel risk — kiracının da dava açabileceğini unutmak: Kira tespit davası yalnızca kiraya verenin başvurduğu bir araç değildir. Kiracı da kira bedelinin yasal sınırın üzerinde belirlendiği ya da sözleşmedeki artış kaydının TBK ile çeliştiği durumlarda dava açabilir. Öte yandan kiracı, davanın sonucunun kendisi için olumsuz da olabileceğini göz ardı ederek hareket ederse — emsal değerler düşündüğünden yüksek çıkarsa — beklenmedik bir kira artışıyla karşılaşabilir.


Sonuç

İş yeri kira tespit davasının merkezinde iki temel norm yer almaktadır: TBK m.344, kira bedelinin belirlenmesindeki ölçütleri ve beş yıllık süre eşiğini; TBK m.345 ise dava açma süresini ve kararın hangi döneme hüküm ifade edeceğini düzenlemektedir. Bu iki maddenin birlikte okunması olmaksızın davanın zamanlaması, kararın etki alanı ve hakkaniyet indirimi mekanizması doğru kavranamaz. 01.09.2023 tarihinden itibaren 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamında getirilen zorunlu arabuluculuk şartı, süreci bir aşama daha karmaşıklaştırmış; prosedürel atlamaların çok daha ağır sonuçlar doğurmasına zemin hazırlamıştır.

Hakkında: Bu makale Adana Barosu'na kayıtlı avukatlar tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amacıyla üretilmiştir; hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut uyuşmazlıklarda bir hukuk profesyoneliyle görüşülmesi tavsiye edilir.

Sık Sorulan Sorular

İş yeri kira tespit davası ne zaman açılabilir?
TBK m.345 uyarınca yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önce ihtar gönderilmişse veya dava açılmışsa, tespit kararı o dönemden itibaren geçerli olur. Bu süre kaçırılırsa karar bir sonraki kira dönemi için hüküm doğurur. Aynı zamanda arabuluculuk sürecinin de tamamlanmış olması gerekmektedir.
Kira tespit davası için beş yıl şartı var mı?
TBK m.344/3 kapsamında hâkimin TÜFE sınırı dışında belirleme yapabilmesi için kira ilişkisinin beş yılı aşması veya beş yıldan sonra yenilenmesi gerekir. Beş yılı doldurmayan ilişkilerde TÜFE oniki aylık ortalaması üst sınırdır; emsal araştırması ve hakkaniyet değerlendirmesi yapılamaz.
Hak ve nesafet (hakkaniyet) indirimi nedir, kiracıyı nasıl etkiler?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre hâkim, bilirkişinin belirlediği emsal kira bedeli üzerinden kiracının kiracılık süresi gözetilerek %5 ile %20 arasında indirim uygulamak zorundadır. Bu indirim uygulanmadan verilen karar istinaf ya da temyiz aşamasında bozulur.
Kira tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. 7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle 6325 sayılı Kanun'a eklenen m.18/B uyarınca, 01.09.2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Kira tespit davası hangi mahkemede açılır?
HMK m.4/1-a uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Adana'da açılacak kira tespit davalarında Adana Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Kira tespit kararı kesinleşmeden uygulanabilir mi?
Kira tespit kararı tek başına ilamlı icra yoluyla icraya konulamaz; tespit hükmü niteliği taşır. Kira farkının tahsili için ayrıca alacak davası açılması ya da eda kararı istenmesi gerekir.
#BorçlarHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler