
İnternetten içerik kaldırma konusunda yayımlanmış bilgilerin büyük bölümü, artık yürürlükte olmayan bir maddeyi anlatmaktadır. Yıllarca "sulh ceza hâkimliğine başvurun, yirmi dört saatte karar çıkar" biçiminde özetlenen yol, 5651 sayılı Kanun m.9'a dayanıyordu. Bu madde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi ve 10 Ekim 2024 tarihinden itibaren yürürlükte değildir.
İkinci bir değişiklik daha var. 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7590 sayılı Kanun'la, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 5651 sayılı Kanun kapsamındaki yetkileri Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredildi. Kanun metnindeki "Kurum" ifadeleri "Başkanlık" olarak değiştirildi. Yani başvuru yapılacak idari merci de değişti.
Bu iki gelişme birlikte, kişilik hakkı ihlallerinde izlenecek yolu baştan kurmayı gerektiriyor. Aşağıda önce neyin değiştiği, ardından bugün fiilen kullanılabilecek beş yol ve unutulma hakkının işleyişi ele alınmaktadır.
5651 m.9 Neden ve Ne Zaman Yürürlükten Kalktı?
Anayasa Mahkemesi, E.2020/76, K.2023/172 sayılı ve 11 Ekim 2023 tarihli kararıyla 5651 sayılı Kanun m.9 hükmünü iptal etti. Karar 10 Ocak 2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, doğacak hukuksal boşluğu gözeterek iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay erteledi.
Aşama | Tarih |
|---|---|
Karar tarihi | 11 Ekim 2023 |
Resmî Gazete | 10 Ocak 2024, sayı 32425 |
Yürürlüğün ertelenmesi | Dokuz ay |
Maddenin yürürlükten kalktığı tarih | 10 Ekim 2024 |
İptal gerekçeleri, maddenin yerine geçecek bir düzenlemenin hangi ölçütleri taşıması gerektiğini de göstermesi bakımından önemlidir.
Gerekçe | İçerik |
|---|---|
İlk bakışta ihlal ölçütünün bulunmaması | Açık ve belirgin bir ihlal eşiği öngörülmemişti |
Savunma hakkının tanınmaması | Karşı tarafa görüş bildirme imkânı verilmiyordu |
Hâkime aşırı takdir yetkisi tanınması | Hüküm, belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini karşılamıyordu |
Ölçüsüzlük | Süresiz erişim engeli, kademeli müdahale mekanizması olmaksızın uygulanabiliyordu |
Kanun koyucu, iptalden bu yana m.9'un yerine kişilik hakkı ihlallerine özgü yeni bir mekanizma kurmadı. 2026 yılı içinde 5651 sayılı Kanun'da başka değişiklikler yapıldıysa da bunlar farklı konuları düzenlemekte olup, sulh ceza hâkimliği eliyle işleyen içerik çıkarma usulünü yeniden getirmemiştir. Alan hareketli olduğundan, başvuru öncesinde güncel durumun teyidi gerekir.
Bu iptal, ifade ve basın özgürlüğü bakımından yapısal bir değişiklik anlamına gelir. Uygulamada m.9 yoluyla verilmiş binlerce erişim engeli kararı bulunuyordu; maddenin kalkmasıyla bu hızlı yol ortadan kalktı.
Buna karşılık iptal, kişilik hakkı ihlaline karşı hiçbir yol kalmadığı anlamına gelmez. Aşağıda ele alınan beş yol yürürlüktedir. Değişen, tek merkezli ve hızlı bir usulün yerini birden çok yolun almasıdır.
Erişim Engelleme Başvurusu Artık Nereye Yapılıyor?
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7590 sayılı Kanun'la, 5651 sayılı Kanun kapsamındaki yetkiler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredildi. Özel hayatın gizliliğine ilişkin idari başvurular artık bu Başkanlığa yöneltilir.
İkinci önemli değişiklik kurumsaldır ve çok yenidir.
Aşama | Düzenleme | Tarih |
|---|---|---|
Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kurulması | 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu | Resmî Gazete 19 Mart 2025, sayı 32846 |
5651 kapsamındaki yetkilerin devri | 7590 sayılı Kanun m.27 | Resmî Gazete 31 Temmuz 2026, sayı 33326 |
Yürürlük | Yayımı tarihinde | 31 Temmuz 2026 |
7590 sayılı Kanun'la 5651 sayılı Kanun metnindeki "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu" ifadeleri "Siber Güvenlik Başkanlığı" olarak değiştirildi. Kanunun tanımlar maddesinde "Başkan" artık Siber Güvenlik Başkanını, "Başkanlık" ise Siber Güvenlik Başkanlığını ifade ediyor. Erişim sağlayıcı yükümlülükleri ve trafik kayıtlarına ilişkin görevler de Başkanlığa geçti.
Pratik sonuç: özel hayatın gizliliği nedeniyle yapılacak idari başvurular artık Siber Güvenlik Başkanlığı'na yöneltilir. "BTK'ya başvurun" diyen içerikler bu yönüyle güncelliğini yitirmiştir.
İnternetten İçerik Kaldırma: Hangi Durumda Hangi Yol?
İzlenecek yol ihlalin niteliğine göre değişir. Özel hayatın gizliliği ihlalinde 5651 m.9/A ile Siber Güvenlik Başkanlığı'na, genel kişilik hakkı ihlalinde TMK m.24-25 ile asliye hukuk mahkemesine, platform içeriğinde 5651 Ek m.4 ile sosyal ağ sağlayıcısına başvurulur.

İhlalin niteliğine göre izlenecek yol.
Bu tablo, dosyanın yönünü belirleyen ilk karardır.
Durum | İzlenecek yol | Merci | Hız |
|---|---|---|---|
Özel hayatın gizliliğinin ihlali (mahrem görüntü, yazışma, sağlık bilgisi) | 5651 m.9/A | Siber Güvenlik Başkanlığı + sulh ceza hâkimliği | Saatler |
Genel kişilik hakkı ihlali (hakaret, itibar zedelenmesi, gerçeğe aykırı haber) | TMK m.24-25, TBK m.58 | Asliye hukuk mahkemesi | Haftalar–aylar |
Sosyal ağ platformundaki içerik | 5651 Ek m.4 başvurusu | Platformun Türkiye temsilcisi | 48 saat |
Suç oluşturan içerik | Ceza şikâyeti | Cumhuriyet başsavcılığı | Değişken |
İnternet haber sitesindeki yayın | Basın Kanunu m.14 | Yayıncı, sonra sulh ceza hâkimliği | Günler |
Arama sonuçlarında adın çıkması | Unutulma hakkı | Arama motoru, sonra Kişisel Verileri Koruma Kurulu | Haftalar–aylar |
İnternetten içerik kaldırma taleplerinin çoğunda tek bir yol yeterli olmaz. Örneğin bir haber hem asliye hukukta dava konusu edilir, hem platforma başvurulur, hem de arama sonuçlarından çıkarılması istenir. Bu yollar birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Yol 1: Özel Hayat İhlalinde Ne Yapılır? (5651 m.9/A)
m.9/A iptal edilmemiştir ve yürürlüktedir. İlgili kişi tam URL adresini bildirerek doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığı'na başvurur; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirir. Tedbir yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur.
m.9'un aksine m.9/A yürürlüktedir ve iptal edilmemiştir. Süreleri saatle ölçülen tek yol budur; buna karşılık kapsamı dardır.
Aşama | İşlem | Süre |
|---|---|---|
1 | İlgili kişinin Başkanlığa doğrudan başvurusu | — |
2 | Talepte tam URL adresi, ihlalin açıklaması ve kimlik bilgilerinin bulunması | — |
3 | Başkanın talebi Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne bildirmesi | Derhâl |
4 | Erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilmesi | En geç dört saat |
5 | Tedbirin sulh ceza hâkiminin kararına sunulması | Yirmi dört saat içinde |
6 | Hâkimin karar vermesi | En geç kırk sekiz saat |
7 | Süresinde karar verilmezse | Tedbir kendiliğinden kalkar |
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Başkanın doğrudan emriyle erişimin engellenmesi de mümkündür; bu karar da yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kırk sekiz saat içinde karar verir.
Erişimin engellenmesi kural olarak URL bazlı yapılır; yani ihlale konu tek bir adrese uygulanır, sitenin tamamı engellenmez.
m.9/A kapsamına ne girer, ne girmez?
m.9/A yalnızca özel hayatın gizliliği ihlallerinde kullanılabilir. İzinsiz yayımlanan mahrem görüntü ve ses kayıtları, özel yazışmalar, sağlık verileri ve konut içi görüntüler kapsamdadır; hakaret, ticari itibarın zedelenmesi ve mesleki eleştiri kapsam dışıdır.
Kapsama giren | Kapsama girmeyen |
|---|---|
İzinsiz yayımlanan mahrem görüntü ve ses kayıtları | Hakaret içeren yorum |
Özel yazışmaların paylaşılması | Ticari itibarı zedeleyen değerlendirme |
Sağlık verilerinin ifşası | Gerçeğe aykırı haber (özel hayata girmiyorsa) |
Konut içi görüntüler | Eski ve güncelliğini yitirmiş haber |
Aile hayatına ilişkin bilgiler | Mesleki eleştiri |
Ayrım kritiktir: m.9/A yalnızca özel hayatın gizliliği için öngörülmüştür. Bir içeriğin rahatsız edici veya itibar zedeleyici olması tek başına yeterli değildir. Kapsam dışı bir talep, başvurunun reddiyle sonuçlanır ve zaman kaybettirir.
Yol 2: Kişilik Hakkı İhlalinde Hangi Dava Açılır? (TMK m.24-25)
m.9'un iptalinden sonra genel kişilik hakkı ihlallerinde asıl yol TMK m.24-25'tir. Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kişi, saldırıya son verilmesini, hukuka aykırılığın tespitini, maddi ve manevi tazminatı ve kararın ilanını asliye hukuk mahkemesinden isteyebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hâkimden koruma isteyebileceğini düzenler. m.25 ise açılabilecek davaları sayar.
Dava türü | Talep | Dayanak |
|---|---|---|
Saldırı tehlikesinin önlenmesi | Henüz gerçekleşmemiş saldırının önlenmesi | TMK m.25/1 |
Saldırıya son verilmesi | İçeriğin kaldırılması | TMK m.25/1 |
Hukuka aykırılığın tespiti | Etkisi süren saldırının tespiti | TMK m.25/1 |
Maddi tazminat | Uğranan zararın giderilmesi | TMK m.25/3, TBK m.49 |
Kişilik hakkı ihlalinin karşılığı | TMK m.25/3, TBK m.58 | |
Düzeltmenin yayımlanması ve kararın ilanı | Kararın üçüncü kişilere bildirilmesi veya yayımlanması | TMK m.25/2 |
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Uyuşmazlığın TTK m.4 kapsamında ticari dava niteliğinde olması hâlinde asliye ticaret mahkemesi görevli olur.
Bu yolun güçlü yanı, içeriğin kaldırılmasının yanında tazminat ve ilan gibi taleplerin de aynı davada ileri sürülebilmesidir. Zayıf yanı hızdır: yargılama, internet ortamındaki bir içeriğin yarattığı zararın hızıyla karşılaştırıldığında yavaş kalır.
İhtiyati Tedbir ve "Talep Sonucu" Sorunu
Yargılama sürerken içeriğin yayında kalmasını önlemek için HMK m.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir istenir. Ancak içeriğin kaldırılması aynı zamanda esas talep olduğundan, davanın sonucunun peşinen elde edilmesi sakıncası ileri sürülerek talep reddedilebilir. Daha sınırlı bir tedbir talebi kurmak bu riski azaltır.
Şart | İçerik |
|---|---|
Yaklaşık ispat | İddianın haklılığının yaklaşık olarak ortaya konması |
Zarar tehlikesi | Gecikme hâlinde ciddi zarar veya telafisi güç sonuç doğması |
Teminat | Hâkimin takdirine göre istenebilir |
Karar süresi | Talep üzerine, gerektiğinde karşı taraf dinlenmeksizin |
İtiraz | Kararın tebliğinden itibaren bir hafta |
Uygulamada bu noktada özel bir güçlük vardır. İçeriğin kaldırılması aynı zamanda davanın esas talebi olduğundan, tedbir kararıyla davanın sonucunun peşinen elde edilmesi sakıncası ileri sürülür ve talepler bu gerekçeyle reddedilebilir.
Bu riski azaltmak için tedbir talebinin, esas talepten farklı ve daha sınırlı biçimde kurulması yerinde olur. Örneğin içeriğin tümüyle kaldırılması yerine, yargılama süresince yalnızca ad ve soyadın içerikten çıkarılması veya arama sonuçlarıyla eşleştirilmemesi istenebilir.
Yol 3: Sosyal Medya Platformuna Nasıl Başvurulur? (Ek m.4)
Kapsamdaki sosyal ağ sağlayıcıları, içeriğin kaldırılması taleplerine en geç kırk sekiz saat içinde cevap vermek ve mahkeme kararıyla hukuka aykırılığı tespit edilen içeriğe yirmi dört saat içinde işlem yapmakla yükümlüdür. Bu yol mahkeme kararı beklemeden doğrudan kullanılabilir.
Türkiye'den günlük erişimi belirli eşiği aşan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları, 5651 sayılı Kanun Ek m.4 uyarınca bir dizi yükümlülük altındadır.
Yükümlülük | İçerik |
|---|---|
Temsilci atama | Türkiye'de temsilci belirlemek ve Başkanlığa bildirmek |
Temsilcinin niteliği | Gerçek kişi temsilcinin Türk vatandaşı olması |
Şeffaflık | Temsilci bilgilerinin internet sitesinde yayımlanması |
Başvuruya cevap | İçeriğin kaldırılması taleplerine en geç kırk sekiz saat içinde cevap vermek |
Karara uyma | Hâkim veya mahkeme kararıyla hukuka aykırılığı tespit edilen içeriğe yirmi dört saat içinde işlem yapmak |
Raporlama | Altı aylık dönemler hâlinde Başkanlığa istatistik raporu sunmak |
Veri barındırma | Türkiye'deki kullanıcıların verilerini yurt içinde barındırmak |
Yükümlülüklere aykırılık hâlinde kademeli yaptırımlar öngörülmüştür: idari para cezası, reklam yasağı ve bant genişliğinin daraltılması.
Bu yolun avantajı, mahkeme kararı beklemeden doğrudan platforma başvurulabilmesi ve platformun cevap verme yükümlülüğü altında olmasıdır. Cevap verme yükümlülüğü, talebin kabul edilmesi anlamına gelmez; ancak reddin gerekçelendirilmesi, sonraki yargısal aşamada delil oluşturur.
Başvuru yapılırken tam URL adresi, ihlalin niteliği ve başvuranın kimliği açıkça gösterilmelidir. Platformların kendi bildirim formları kullanıldığında, başvurunun tarihini ve içeriğini gösteren ekran görüntüleri saklanmalıdır.
Yol 4: Hangi İçerik Suç Oluşturur?
İçerik suç oluşturuyorsa cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulabilir. Sosyal medyada hakaret ve tehdit ayrı bir yazının konusudur. Hakaret (TCK m.125), özel hayatın gizliliğini ihlal (m.134), verileri hukuka aykırı verme (m.136) ve iftira (m.267) tipik suçlardır. Ceza yolu içeriği kaldırmaz ama anonim failin tespitini mümkün kılar.
Suç | Madde | Not |
|---|---|---|
Hakaret | TCK m.125 | Şikâyete tabi; sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi hâlinde de uygulanır |
Özel hayatın gizliliğini ihlal | TCK m.134 | Görüntü veya seslerin ifşası ağırlaştırıcı sebeptir |
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme | TCK m.136 | Re'sen soruşturulur |
İftira | TCK m.267 | Re'sen soruşturulur |
Ceza yolu, içeriğin kaldırılmasını doğrudan sağlamaz; amacı failin cezalandırılmasıdır. Buna karşılık soruşturma kapsamında toplanan deliller ve failin kimliğinin tespiti, hukuk davası bakımından belirleyici olabilir. Anonim hesaplardan yapılan paylaşımlarda failin belirlenmesi çoğu zaman yalnızca bu yolla mümkün olur. Bu dosyaların yürütüldüğü genel çerçeve bilişim hukuku başlığı altındadır.
Hakaret suçu şikâyete tabidir ve şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. İnternet ortamındaki içeriklerde bu sürenin başlangıcı, içeriğin öğrenildiği tarih olarak değerlendirilir.
Yol 5: Düzeltme ve Cevap Hakkı Nasıl Kullanılır?
İçerik bir internet haber sitesinde yayımlanmışsa Basın Kanunu m.14 uyarınca düzeltme ve cevap hakkı kullanılabilir. Metin yayıncıya gönderilir; yayımlanmazsa sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu yol içeriği kaldırmaz, yanında doğru bilginin yer almasını sağlar.
Dayanak 5187 sayılı Basın Kanunu m.14'tür.
Aşama | İçerik |
|---|---|
Başvuru | Yayının yapıldığı internet haber sitesine yazılı metin gönderilir |
İçerik sınırı | Düzeltme ve cevap metni, ilgili yayından uzun olamaz |
Yayımlama | Aynı sayfa ve sütunda, aynı puntolarla yayımlanır |
Yayımlanmazsa | Sulh ceza hâkimliğine başvurulur |
Hâkimin kararı | Yayımlanmasına karar verilebilir |
Bu yol, içeriğin kaldırılmasını sağlamaz; yanında doğru bilginin yer almasını sağlar. Gerçeğe aykırı bilgi içeren haberlerde, kaldırma talebine göre kabul görmesi daha kolay olabildiğinden pratikte kullanışlıdır.
Unutulma Hakkı Nedir, Nasıl Kullanılır?
Unutulma hakkı, kişinin geçmişte gerçekleşmiş ve güncelliğini yitirmiş bir olayın kendisiyle ilişkilendirilmeye devam edilmesine son verilmesini isteme hakkıdır. İçeriğin hukuka aykırı olması şart değildir; hukuka uygun biçimde yayımlanmış bir haber de zamanla güncelliğini yitirerek unutulma hakkının konusu olabilir.
Türk hukukunda hakkın üç dayanağı vardır.
Kaynak | İçerik |
|---|---|
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/4-56, K.2015/1679, 17 Haziran 2015 | Unutulma hakkını Türk hukukunda açıkça tanıyan ilk karar |
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararları | Hakkın, kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülüğünden doğduğu |
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 23 Haziran 2020 tarihli ve 2020/481 sayılı karar | Arama motorlarından indeksten çıkarma taleplerinin usulü ve ölçütleri |
Unutulma hakkı, ifade özgürlüğü ve kamunun bilgi edinme hakkıyla çatışır. Bu nedenle her talepte bir denge denetimi yapılır; hak mutlak değildir.
Kurul Hangi Ölçütlere Göre Karar Veriyor?
Kurul'un 2020/481 sayılı kararı, arama sonuçlarından çıkarma taleplerinde gözetilecek on üç ölçüt belirler. Aşağıdaki tablo bunların başlıcalarını gösterir; kararın tamamı ayrıca çocuklara ait veriler, çalışma hayatıyla ilgi, önyargı riski, ilgili kişinin kendisi tarafından yayımlanmış olup olmadığı, gazetecilik faaliyeti kapsamı, yasal yayım zorunluluğu ve cezai bir suçla ilgisi gibi ölçütleri de sayar.
Ölçüt | Değerlendirme |
|---|---|
Kamusal yaşamdaki rol | İlgili kişinin kamusal yaşamda önemli rol oynayıp oynamadığı |
Bilginin doğruluğu | İçeriğin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı |
Verinin niteliği | Özel nitelikli kişisel veri içerip içermediği |
Güncellik | Bilginin güncelliğini yitirip yitirmediği |
Kamu yararı | Bilginin kamuoyu için önem taşıyıp taşımadığı |
İçeriğin niteliği | Hakaret, iftira veya nefret söylemi içerip içermediği |
Yayımlanma bağlamı | Bilginin ilgili kişinin isteğiyle mi yayımlandığı |
Bu ölçütlerin ağırlığı somut olaya göre değişir. Kamusal görev üstlenmiş bir kişi hakkındaki, görevine ilişkin ve doğru bir bilgi bakımından unutulma hakkının kabul edilmesi güçtür. Buna karşılık kamusal bir rolü bulunmayan kişinin uzun süre önce sonuçlanmış bir olayla ilişkilendirilmeye devam edilmesi, hakkın tipik uygulama alanıdır.
Unutulma Hakkı Başvurusunun Sırası
Sıra atlanamaz. Önce arama motoruna veri sorumlusu sıfatıyla başvurulur; KVKK m.13 uyarınca otuz gün içinde cevap verilmezse veya talep reddedilirse Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikâyet edilir. Doğrudan Kurul'a başvuru, şikâyet yolunun kapalı olması sonucunu doğurur.
Sıranın atlanması, başvurunun usulden reddine yol açar.
Arama motoruna başvuru — Veri sorumlusu sıfatıyla, ilgili form üzerinden
Veri sorumlusunun cevap vermesi — KVKK m.13 uyarınca en geç otuz gün
Talep reddedilir veya cevap verilmezse Kurul'a şikâyet — Cevabı öğrenmeden itibaren otuz gün, her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün
Kurul'un inceleme ve kararı
Kurul kararına karşı yargı yolu — İdari yargı
Birinci adımın atlanarak doğrudan Kurul'a başvurulması, KVKK m.14 uyarınca şikâyet yolunun kapalı olması sonucunu doğurur. Arama motoruna yapılan başvurunun tarihi ve içeriği belgelenmelidir.
İçeriğin Kaldırılması ile İndeksten Çıkarılma Arasındaki Fark Nedir?
Kaldırma içeriği ortadan kaldırır ve içerik veya yer sağlayıcısına yöneltilir; indeksten çıkarma ise içeriği yerinde bırakır, yalnızca kişinin adıyla yapılan aramalarda görünmemesini sağlar ve arama motoruna yöneltilir. Hukuka uygun bir haberin kaldırılması genellikle mümkün olmaz.

İçeriğin kaldırılması ile indeksten çıkarılma arasındaki fark.
Bu ayrım sık karıştırılır ve yanlış talep kurulmasına yol açar.
Ölçüt | İçeriğin kaldırılması | İndeksten çıkarılma |
|---|---|---|
Muhatap | İçerik veya yer sağlayıcı, platform | Arama motoru |
Sonuç | İçerik ortadan kalkar | İçerik yerinde kalır, ad aramasında çıkmaz |
Kapsam | Herkese karşı | Yalnızca belirli arama sorgusu bakımından |
Dayanak | TMK m.24-25, 5651 m.9/A, Ek m.4 | KVKK m.7, m.11, unutulma hakkı |
Ölçütü | Hukuka aykırılık | Güncelliğini yitirme, kamu yararının bulunmaması |
Hukuka uygun biçimde yayımlanmış bir haberin kaldırılması genellikle mümkün olmaz; buna karşılık aynı haberin kişinin adıyla yapılan aramalarda çıkmaması istenebilir. Talebin bu ayrıma göre kurulması, kabul edilme ihtimalini belirgin biçimde artırır.
İçerik Silinirse Ne Olur? Delil Tespiti
İçerik her an silinebileceğinden başvuru öncesinde delillerin sabitlenmesi gerekir. En güçlü yöntem noter tespiti, ardından HMK m.400 vd. uyarınca mahkemeden delil tespiti talebidir. Ekran görüntüsü ve sayfa kaydı destekleyici niteliktedir; her belgede tam URL görünmelidir.
Yöntem | İçerik | Değeri |
|---|---|---|
Noter tespiti | Noterin içeriği görüntüleyerek tutanağa geçirmesi | En güçlü |
Mahkemeden delil tespiti | HMK m.400 vd. uyarınca delil tespiti talebi | Güçlü |
Ekran görüntüsü | Tarih, saat ve tam URL görünecek biçimde | Destekleyici |
Sayfa kaydı | Sayfanın PDF veya arşiv biçiminde kaydedilmesi | Destekleyici |
Tanık | İçeriği gören kişiler | Destekleyici |
Her başvuruda tam URL adresinin bulunması zorunludur. "Şu sitedeki haber" biçiminde yapılan başvurular, adres belirsizliği nedeniyle reddedilir. İçerik birden çok adreste yayılmışsa, her adres ayrı ayrı gösterilmelidir.
İnternetten İçerik Kaldırma Süre Tablosu
Süreler yola göre çok farklıdır. m.9/A tedbiri dört saatte uygulanır ve kırk sekiz saatte hâkim kararına bağlanır; sosyal ağ sağlayıcısı kırk sekiz saatte cevap verir; unutulma hakkında ise veri sorumlusunun cevabı için otuz gün beklenir.
5651 sayılı Kanun kapsamındaki süreler:
İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
m.9/A tedbirinin yerine getirilmesi | Dört saat | 5651 m.9/A |
m.9/A tedbirinin hâkime sunulması | Yirmi dört saat | 5651 m.9/A |
Hâkimin m.9/A kararı | Kırk sekiz saat | 5651 m.9/A |
Sosyal ağ sağlayıcısının cevabı | Kırk sekiz saat | 5651 Ek m.4 |
Mahkeme kararına uyma | Yirmi dört saat | 5651 Ek m.4 |
Kişisel veri, ceza ve usul hukuku süreleri:
İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
Veri sorumlusunun cevabı | Otuz gün | KVKK m.13 |
Kurul'a şikâyet | Otuz gün / altmış gün | KVKK m.14 |
Hakaret suçunda şikâyet | Altı ay | TCK m.73 |
İhtiyati tedbire itiraz | Bir hafta | HMK m.394 |
İnternetten İçerik Kaldırma Sürecinde Sık Yapılan Sekiz Hata
Aşağıdaki hatalar, uygulamada en sık karşılaşılan ve çoğu zaman telafisi güç sonuçlar doğuran noktalardır. Her biri için sonucu ve doğru davranış birlikte gösterilmiştir.
5651 m.9'a dayanarak sulh ceza hâkimliğine başvurmak — Ret. Doğrusu: Madde 10 Ekim 2024'ten beri yürürlükte değil
BTK'ya başvuru yapmak — Yanlış merci. Doğrusu: 31 Temmuz 2026'dan beri Siber Güvenlik Başkanlığı
Her ihlal için m.9/A'yı kullanmaya çalışmak — Ret. Doğrusu: m.9/A yalnızca özel hayatın gizliliği ihlallerinde kullanılabilir
Tam URL vermemek — Ret. Doğrusu: Her adres tek tek gösterilmeli
Arama motoruna başvurmadan doğrudan Kurul'a gitmek — Şikâyet yolu kapalı. Doğrusu: Önce veri sorumlusuna başvurulmalı
Delil sabitlemeden başvurmak — İçerik silinirse ispat güçlüğü. Doğrusu: Noter tespiti veya delil tespiti
Tedbir talebini esas talebin aynısı olarak kurmak — Ret riski. Doğrusu: Daha sınırlı bir tedbir talebi kurulmalı
Kaldırma ile indeksten çıkarmayı karıştırmak — Yanlış merci ve ret. Doğrusu: Talep ayrımına göre kurulmalı
Sonuç
İnternetten içerik kaldırma alanı, iki yıl içinde iki kez temelden değişti. 5651 m.9'un 10 Ekim 2024'te yürürlükten kalkmasıyla tek merkezli ve hızlı usul sona erdi; 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yetki devriyle idari başvuruların muhatabı Siber Güvenlik Başkanlığı oldu.
Bugün doğru yol, ihlalin niteliğinden çıkar. Özel hayatın gizliliği söz konusuysa m.9/A saatlerle ölçülen bir koruma sağlar. Genel kişilik hakkı ihlallerinde ise asliye hukuk yolu esastır ve platforma başvuru, ceza şikâyeti ve düzeltme hakkı bu yolu tamamlar. Güncelliğini yitirmiş bilgilerde ise kaldırma değil, indeksten çıkarma talebi kurulmalıdır.
Adana'da veya başka bir yerde yaşayan bir kişi bakımından izlenecek yol aynıdır; değişen yalnızca yetkili mahkemedir. Asliye hukuk davası bakımından yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri veya haksız fiilin işlendiği yer olduğundan, Adana'da ikamet eden bir davacı için birden çok seçenek doğabilir. Kişilik hakkının korunmasına ilişkin davalarda davacı, TMK m.25 uyarınca kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir; somut olayın niteliğine göre HMK'daki diğer yetki kuralları da uygulanabilir. Her dosyanın içerik türü, yayın yeri ve delil durumu farklı olduğundan, genel bilgilerden hareketle sonuç öngörmek doğru olmaz; değerlendirmenin somut içerik ve belgeler üzerinden yapılması gerekir.
Bu içerik, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez. Mevzuatın hızla değiştiği bu alanda, başvuru öncesinde güncel durumun teyit edilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
5651 sayılı Kanun m.9 hâlâ yürürlükte mi?
Öyleyse hakaret içeren bir paylaşım için nereye başvurmalıyım?
Erişim engelleme başvurusu artık BTK'ya mı yapılıyor?
m.9/A hangi durumlarda kullanılabilir?
m.9/A başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?
Tüm siteye erişim engellenebilir mi?
Sosyal medya platformuna başvurursam kaç günde cevap alırım?
Unutulma hakkı nedir, hukuka aykırı içerik mi olmalı?
Adımın Google aramalarında çıkmasını nasıl engellerim?
Kurul'a şikâyet süresi nedir?
Haber kaldırılmazsa yine de bir sonuç alabilir miyim?
Yargılama sürerken içerik yayında kalır mı?
İçeriği paylaşan kişi anonimse ne yapabilirim?
Ekran görüntüsü delil olarak yeterli mi?
Gerçeğe aykırı bir haber için düzeltme hakkı kullanabilir miyim?
Aynı içerik birçok sitede yayıldı, hepsi için ayrı başvuru mu gerekir?
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.


