Asliye Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?
Ceza Hukuku

Asliye Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?

05 Haziran 2026 13 dk okuma Av. Mert Yaka Av. Mert Yaka
Okumaya Devam Et
Asliye Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?

26 Eylül 2004 tarihinde kabul edilen 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, Türk ceza yargısının temel kurumsal çerçevesini belirler. Bu Kanun'un 11. maddesi, asliye ceza mahkemesinin görev alanını net bir formülle ortaya koyar: kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak kaydıyla, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevi dışında kalan bütün dava ve işler asliye ceza mahkemelerine aittir. Söz konusu düzenleme, asliye ceza mahkemesini bir artık-görev mahkemesi konumuna yerleştirir; yani yasanın başka bir yere açıkça tahsis etmediği her ceza davası bu mahkemelerin önüne gelir.

Aynı Kanun'un 9. maddesi, asliye ceza mahkemelerinin tek hâkimlidir ilkesini açıkça benimser. Bu yapısal tercih, asliye ceza mahkemelerini ağır ceza mahkemelerinden nitelik bakımından ayırır: ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetle karar verirken asliye ceza mahkemesinde yargılama ve hüküm verme yetkisi yalnızca bir hâkime aittir. Türkiye genelinde en yaygın ceza mahkemesi türü olan asliye ceza mahkemeleri, Adana Adliyesi'nde de onlarca daire hâlinde faaliyet göstermekte ve kentin en yoğun yargısal iş yükünü taşımaktadır.

Asliye Ceza Mahkemesinin Hukuki Dayanağı

5235 sayılı Kanun, 7 Ekim 2004 tarihli ve 25606 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış; 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un "Ceza Mahkemeleri" başlıklı İkinci Bölümü, ceza mahkemelerini asliye ceza, ağır ceza ve özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleri olarak sınıflandırır (m. 8). 18 Haziran 2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile daha önce kovuşturma yetkisine sahip olan sulh ceza mahkemesi kaldırılmış, yerine yalnızca soruşturma aşamasında karar almaya yetkili sulh ceza hâkimliği ihdas edilmiştir; aynı değişiklikle 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesi de bugünkü hâlini almıştır. Kanun'un güncel tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.

Görevli mahkemenin belirlenmesinde ise aynı Kanun'un 14. maddesi belirleyici ölçütü koyar: ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının soyut üst sınırı esas alınır. Bu kural uygulamada belirleyici sonuçlar doğurur. Örneğin hakaret suçu (TCK m. 125), temel hâlde üst sınırı iki yıl hapis cezası olan bir suçtur; hakaret içeren eylemin basın yoluyla işlenmesi hâlinde kanun cezayı artıran bir nitelikli hâl öngörse de soyut üst sınıra göre görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi olmaya devam eder. Akademik literatürde Yrd. Doç. Dr. Murat Aydın'ın "Ceza Muhakemesinde Yetki ve Görev Meselesinde Bazı Sorunlara İlişkin Değerlendirmeler" başlıklı makalesi (SDÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 3, S. 1, 2013) bu karma sistemin uygulamada görev uyuşmazlıklarına zemin hazırlayabileceğini ayrıntılı biçimde tartışır.

Görev kuralları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 3. maddesi uyarınca kamu düzenini ilgilendiren zorunlu kurallardır; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, mahkemenin kovuşturmanın her aşamasında re'sen gözetmek zorunda olduğu normlardır (CMK m. 4). İddianamenin kabulünden sonra bile mahkeme, görevsiz olduğunu saptarsa dosyayı görevli mahkemeye göndermekle yükümlüdür (CMK m. 5).

Asliye Ceza Mahkemesinin Görev Alanı: Hangi Davalara Bakar?

Asliye ceza mahkemesinin görev alanını doğru anlamak için öncelikle hangi davaların kesinlikle bu mahkemelere ait olmadığını belirlemek gerekir. Sulh ceza hâkimliği, yalnızca soruşturma aşamasında hâkim kararı gerektiren işlemleri yürütür (5235 sk. m. 10); kovuşturma açısından bağımsız bir görev alanı yoktur. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı ise 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde sınırlı sayıda belirlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın güncel metni mevzuat.gov.tr'de yer almaktadır.

Bu çerçevede asliye ceza mahkemelerinin görev alanına giren başlıca suç tipleri şunlardır:

Kişilere karşı işlenen suçlar: Kasten yaralama (TCK m. 86, temel hâl üst sınırı 3 yıl), taksirle yaralama (TCK m. 89), tehdit (TCK m. 106, temel hâl), hakaret (TCK m. 125-131), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109, temel hâl), cinsel taciz (TCK m. 105, temel hâl).

Mal varlığına karşı işlenen suçlar: Basit hırsızlık (TCK m. 141, üst sınır 3 yıl), mala zarar verme (TCK m. 151), basit dolandırıcılık (TCK m. 157, üst sınır 5 yıl), güveni kötüye kullanma (TCK m. 155, temel hâl).

Topluma karşı işlenen bazı suçlar: Resmi belgede sahtecilik suçunun birinci fıkrası (TCK m. 204/1, üst sınır 4 yıl; ikinci fıkra ağır ceza mahkemesine aittir), özel belgede sahtecilik (TCK m. 207), suç delillerini karartma (TCK m. 281).

Trafik ve genel güvenlik suçları: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m. 179), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının belirli hâlleri.

Yargılama pratiğinde görev belirlenirken iddianamede yer alan hukuki vasıflandırmanın değil, olayın gerçek niteliğinin esas alınması gerektiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin görev uyuşmazlıklarını çözerken benimsediği yerleşik bir ilkedir. Başka bir anlatımla, savcılığın hatalı suç vasfı nedeniyle ağır ceza mahkemesine sevk ettiği bir dava, aslında asliye ceza mahkemesinin görev alanında ise Yargıtay görev uyuşmazlığını gidererek dosyayı doğru mahkemeye yönlendirir.

Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi Arasındaki Fark

İki mahkeme türü arasındaki temel ayrım ceza ağırlığı, suç türü ve mahkeme yapısı olmak üzere üç eksende ele alınabilir. Aşağıdaki tablo bu farklılıkları özetlemektedir.

Ölçüt Asliye Ceza Mahkemesi Ağır Ceza Mahkemesi
Hukuki dayanak 5235 sk. m. 11 5235 sk. m. 12
Mahkeme yapısı Tek hâkim Başkan + 2 üye (heyet)
Ceza ölçütü 10 yıl ve altı hapis gerektiren suçlar (genel kural) Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya 10 yılı aşan hapis cezası gerektiren suçlar
Özel suç tipleri Genel ceza davaları Yağma (TCK m. 148), irtikâp (TCK m. 250/1-2), resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158), hileli iflâs (TCK m. 161), TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4.-7. Bölüm suçları (m. 318, 319, 324, 325, 332 hariç), TMK kapsamı
Kanun yolu İstinaf — BAM Ceza Dairesi İstinaf — BAM Ceza Dairesi

Karşı-sezgisel bir nokta: Bir suçun ağır ceza mahkemesinde görülmesi, sanık açısından mutlaka dezavantajlı değildir. Aksine, heyet yapısı nedeniyle kararlar üç hâkimin ortak değerlendirmesiyle oluşur ve bu durum kolektif yargısal denetim güvencesi sağlar. Asliye ceza mahkemesindeki tek hâkim yapısının hız ve pratiklik avantajı gerçek olmakla birlikte yargılamanın tüm boyutlarının tek bir hâkime bırakılması farklı dinamikler yaratır.

Asliye Ceza Mahkemesinde Yargılama Usulü

Asliye ceza mahkemesindeki yargılama, CMK'nın kovuşturma evresini düzenleyen hükümleri çerçevesinde yürütülür. Süreç dört temel aşamadan oluşur.

İddianamenin kabulü ve duruşmaya hazırlık: Cumhuriyet savcısı soruşturmayı tamamladıktan sonra kamu davası açmak için mahkemeye iddianame sunar. Mahkeme, iddianameyi CMK m. 170-174 kapsamında denetler; zorunlu unsurları taşıdığını tespit ettiği takdirde kabul eder ve kovuşturma evresi başlar (CMK m. 175). İddianamenin kabulüyle birlikte sanık statüsü doğar. Duruşma günü belirlenerek iddianame, CMK m. 176 uyarınca sanığa tebliğ edilir; tebliğ ile duruşma günü arasında en az bir haftalık süre bırakılması zorunludur.

Duruşma aşaması: Duruşmada Cumhuriyet savcısı iddiayı, savunma tarafı ise karşı argümanları dile getirir. Tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları tartışılır, belge ve sair deliller incelenir. Duruşmaların aleni olması kural olmakla birlikte CMK m. 182 bazı istisnalara izin verir.

Basit yargılama usulü: CMK m. 251 kapsamında, üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda asliye ceza mahkemeleri basit yargılama usulünü uygulayabilir. Bu usulde duruşma açılmaz, yargılama dosya üzerinden yürütülür ve mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Sanığın itirazı üzerine duruşma açılarak genel hükümlere dönülür.

Hüküm: Delil değerlendirmesi ve hukuki tartışmanın ardından hâkim hükmünü açıklar. Hüküm; beraat, mahkûmiyet, düşme, davanın reddi veya durma kararı şekillerinden birini alabilir.

Verilebilecek Cezalar ve Kanun Yolları

Asliye ceza mahkemesi, TCK ve özel kanunlardaki yaptırım cetvellerini uygulayarak çeşitli yaptırımlara hükmedebilir: süreli hapis cezası, adlî para cezası, güvenlik tedbiri, erteleme, denetimli serbestlik ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi bunların başında gelir.

İstinaf yolu: Asliye ceza mahkemesinin verdiği hükümlere karşı kararın açıklanmasından itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 272-285). İstinaf mercii, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleridir. İstinaf incelemesi hem maddi vakıa hem de hukuk denetimini kapsar. Mahkûmiyet hükmünün 15 yıl ve daha fazla hapis cezası içerdiği durumlarda Bölge Adliye Mahkemesi re'sen inceleme yapar.

Temyiz yolu: Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf aşamasında verdiği kararlar, kural olarak Yargıtay'da temyiz incelemesine tabi tutulabilir; temyiz sınırları ve usulü CMK m. 286 vd.'de düzenlenmiştir. Asliye ceza mahkemesinin verdiği bazı kararlar ise kesin nitelik taşıyabilir ve doğrudan istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Görev, hangi tür mahkemenin davaya bakacağını belirler; yetki ise aynı tür mahkemeler arasında hangi yer mahkemesinin önüne gelineceği sorusunu yanıtlar. 5235 sayılı Kanun m. 14 uyarınca suçun soyut cezasının üst sınırı, ağırlaştırıcı veya hafifletici sebepler dikkate alınmaksızın esas alınır. CMK m. 12 ise suçun işlendiği yer mahkemesini yetkili kılar; suçun birden fazla yerde işlenmesi hâlinde bu yerlerden biri yetkili sayılır.

Adana Adliyesi'nde yargılama yapılabilmesi için suçun il sınırları içinde işlenmiş olması ya da mevzuatın öngördüğü diğer yetki bağlarından birinin Adana'ya yönelik olması gerekir. Adana Asliye Ceza Mahkemeleri hakkında güncel bilgiye Adana Adliyesi'nin resmî sayfasından ulaşılabilir.

Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri, yargı çevresindeki asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri arasında çıkan görev uyuşmazlıklarını çözmekle görevlidir (5235 sk. m. 37/2). Bölge adliye mahkemesi sınırlarını aşan uyuşmazlıklarda ise uyuşmazlığın giderilmesi Yargıtay'a aittir.

Sık Yapılan Hatalar

Nitelikli hâlin görev üzerindeki etkisinin yanlış hesaplanması. 5235 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca görev, suçun soyut üst sınırına bakılarak belirlenir. Olayda nitelikli hâlin varlığı, tek başına üst mahkemeyi görevli kılmaz; ancak nitelikli hâl için kanunun bağımsız ve daha yüksek bir üst sınır öngördüğü durumlarda bu üst sınır esas alınır.

Suç ortaklığının mahkeme görevini değiştirdiği yanılgısı. Birden fazla sanığın aynı davada yargılandığı hâllerde her suçun kendi ceza sınırına göre görev belirlenir; sanık sayısı mahkeme türünü değiştirmez.

İstinaf süresini kaçırmak. Hükmün açıklandığı duruşmada hazır olan taraf için istinaf süresi hükmün açıklandığı tarihten; yokluğunda açıklanan hüküm için ise kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün olarak işlemeye başlar. Bu süre hak düşürücüdür.

Görevsizlik kararından sonra zamanaşımının işlemeye devam ettiğinin göz ardı edilmesi. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden dosyanın görevli mahkemeye ulaşmasına kadar geçen süre dava zamanaşımından sayılır. Kısa zamanaşımına tabi suçlarda gereksiz uzayan görev itirazları ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Ağır ceza mahkemesinde yargılanmanın "daha ağır bir suçlama" anlamına geldiği varsayımı. Bir davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi yalnızca kanunun öngördüğü görev kuralının bir sonucudur ve suçun ispatıyla doğrudan ilgisi yoktur.

Sonuç

5235 sayılı Kanun m. 11 çerçevesinde asliye ceza mahkemesi, Türk ceza yargısının temel iş yükünü taşıyan en yaygın ilk derece ceza mahkemesidir. Yargılama faaliyeti CMK'nın iddianame kabulünden hükme uzanan kuralları çerçevesinde tek hâkim tarafından yürütülür; kararlara karşı yedi gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerine istinaf yoluna başvurulabilir. Adana Asliye Ceza Mahkemeleri de Adana Adliyesi bünyesinde aynı usul kurallarına tabi olarak faaliyet göstermektedir. Ceza yargılamasına ilişkin her somut durum farklı koşullar barındırdığından, dava sürecinde hukuki değerlendirmenin bir avukat aracılığıyla yapılması hakların eksiksiz kullanılabilmesi açısından önemlidir.

Yasal Uyarı: Bu makale Adana Barosu'na kayıtlı avukatlar tarafından hazırlanmıştır. İçerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz; herhangi bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut hukuki durumunuz için yetkili bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Asliye ceza mahkemesinde ne kadar ceza verilebilir?
Asliye ceza mahkemesinin vereceği cezanın üst sınırını, davaya konu suçun kanundaki soyut üst sınırı belirler. Uygulamada bu mahkemelerde verilen cezalar adlî para cezasından on yıla kadar hapis cezasına uzanabilir; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yılı aşan hapis cezalarına bu mahkemelerde hükmedilemez.
Asliye ceza mahkemesinde avukat tutmak zorunlu mu?
Genel kural olarak asliye ceza mahkemesinde avukat tutulması zorunlu değildir. Ancak alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda (CMK m. 150) müdafi görevlendirmesi zorunludur. Sanık engelli, çocuk veya yabancı uyruklu ise müdafi zorunluluğu daha geniş kapsamlı uygulanır.
Asliye ceza ile sulh ceza hâkimliği arasındaki fark nedir?
Sulh ceza hâkimliği, 2014 reformuyla bağımsız kovuşturma yetkisini yitirmiştir; yalnızca soruşturma evresinde tutukluluk, arama ve elkoyma gibi kararları verir. Kovuşturma aşamasındaki genel davalar asliye ceza mahkemesine aittir.
Asliye ceza mahkemesinde verilen karar kesinleşirse ne olur?
Kesinleşen mahkûmiyet kararı infaza konulur ve infaz hâkimliği denetiminde ceza çektirilir. Kesinleşmiş karara karşı yalnızca kanun yararına bozma (CMK m. 309) veya yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311) gibi olağanüstü kanun yollarına başvurulabilir.
Adana Asliye Ceza Mahkemeleri nerede ve kaç tanedir?
Adana Adliyesi'nde Adalet Bakanlığı'nın resmî bilgilerine göre çok sayıda asliye ceza mahkemesi dairesi bulunmakta ve Büyükşehir ilçelerini kapsayan yargı çevresi içinde görev yapmaktadır. Güncel bilgi için adana.adalet.gov.tr adresine başvurulabilir.
Bir dava asliye ceza mahkemesinden ağır ceza mahkemesine taşınabilir mi?
Mahkeme, iddianamenin kabulünden önce görevsizliğini tespit ederse dosyayı görevli mahkemeye gönderir. CMK m. 6 uyarınca iddianamenin kabulünden sonra alt görevli mahkemeye görevsizlik kararı verilemez.
#CezaHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

Bilgileriniz KVKK kapsamında korunur, üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler